Havalar çok soğuyunca arada sırada çıktığımız park gezmelerine bile çıkamaz olduk. Zaten grip salgınından dolayı da parka çıkamıyorduk.  Hasta olduğu için maske takıp sokağa çıkması gerekenler sokaklarda sorumsuzca geziyor, biz enfeksiyondan korumak için burnumuzu evden dışarı bile çıkaramıyoruz…

Çok merak ediyorum sokaktayken hapşurması öksürmesi gelen insanlar  arkanızı dönüp hapşurunca veya öksürünce mikrop yaymadığınızı mı sanıyorsunuz. Mendil diye hatta kağıt mendil diye bir icat var. Bu kağıt mendili eline al, hapşururken, öksürürken ağzını kapat. Tükürüklerini etrafa saçma.

Haftalık kan aldırmaya hastaneye gitmeye korkar olduk. Bir de okullar tatil olunca iyice evden dışarı cıkamaz olduk.

Beş yaşındaki bir çocuğu sürekli arkadaşsız evde oyalamak çok zor. Berrasu evde otur, otur, otur, sıkıldı. Bunu da asabileşerek, bağırıp çağırarak, ağlayarak anlatıyor. Hayatına biraz heyecan gelsin diye sık sık oyuncaklarını değiştiriyorum. Ama hiçbir oyuncak onu eski bebeklik oyuncakları kadar mutlu etmiyor. Hep onları istiyor. Bebeklik oyuncaklarının çok büyük kısmı zeka geliştirici tür oyuncaklar, montessori materyalleriydi. Psikoloğumuz Iraz Hanım’ın “Berrasu nun şu dönemde daha çok oyun kurmaya yönelik oyuncaklara ihtiyacı olduğunu” söyledi. Bu durumdan dolayı bol bol bebekler, ev eşyaları olan oyuncaklarını çıkarıyorum.

Bugün bebeklik oyuncaklarından bazıları çıkarmaya karar verdim. Zaten bütün oyuncakları sürekli dezenfekte ediyorum o zaman eski tüylü oyuncakları da sık sık yıkatırım diye düşündüm ve çıkardım.

Oyuncakları banyoda görünce sevinçten çıldırdı. Annecim hemen dezenfekte ettir deyince hemen çamaşır makinasına koydum. Oyuncaklar makinadan çıkana kadar makinaın önünde öylece oturdu ve onların yıkanmasını seyretti.1

Çamaşırlar kurutma makinasından çıkana kadar da kendini oyalamak için ne yapacağını şaşaırdı. Az önce süpürüp sildiğim odasının tozunu almak istedi. İlk defa böyle bir istekte bulundu.

-“Eskisi gibi odamı silebilir miyim?” deyince çok duygulandım. Çünkü, eski bebeklik oyuncakları ona eski sağlıklı günlerini ve hastalık öncesi hayatını hatırlattı. Eldivenleri giydirip odasının tozunu almasına izin verdim. İşi bitincede yemek yapmak istedi.2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Berrasu hasta olmadan öncede dışarda çok fazla birşey yememişti. Dışarı çıkarken bile ev yemeklerimi yanımda götürür onları yedirirdim. Hamburger, pizza, lahmacun, pide gibi hiçbir yiyeceği yememişti. Çocuğum aslında sadece benim yaptığım sebze ve et yemeklerini yedi. Benim ev yemeklerim dışında birşey yememişti. 

Çizgi filmlerde pizza ve mısır gevreği yendiğini görüyor. Geçen gün gelip “annecim bende mısır gevreği istiyorum” dedi. İşte daha önceden yememesinden dolayı bilgisizliğinden yararlandım. “Tamam yaparım” dedim.

Organik mısır unu ve buğday unundan, yumurtalı, yoğurtlu bir hamur yaptım. İncecik açarak cam tepsiye koydum. Üstüne de fındık, fıstık, badem, çörek otu vs vs ne buldumsa üstüne serptim. Fırından mis kokulu bir kıtır çıktı. Berrasu da bir kase sütün içine bu kıtırları kırdı ve kaşık kaşık afiyetle yedi. Mısır gevreği yedim diye sevinci görülmeye değerdi. 

Bugünde pizza istiyorum dedi. Daha önce pizza yememiş birine pizza yapmak çok kolay oldu. Ruşeymli ekmeğinin üstüne kıymalı bir lahmacun harcı yaptım. Üstüne biraz da kaşar peyniri,  ortasına da kocaman cevizler koyduk fırınladık.  Al sana pizza. Pizzayı icat eden zat kimse kesin kemikleri sızlamıştır. Ne yapayım Berrasu ya yemek yedirmek deveyi hendekten atlatmaktan daha zorken bu yalanım yalan sayılmaz 🙂

Bugünde atıştırmalıklarımızın yanında buğday gevreği yaptım. Ben uydurdum. Buğdayı haşladım. (Dövme değil saf buğday.) İçine bir çay kaşığı bal, fırınlanmış ceviz, fındık, kayısı çekirdeği kattım. Diş hediğine benzedi. Bu da buğday gevreği dedim. Pek sevdi bizimki bu uyduruk gevrekleri. 3

Kurutma makinasından çıkan bebekleri ile akşama kadar mutlulukla oyunlar oynadı. Hiçbiri hasta olmadı. Hiçbiri hastaneye gitmedi. Hiçbirine damaryolu açmadı. Bizim evde sabahtan akşama kadar binlerce defa hastanecilik, doktorculuk ve hasta oyunları oynanıyor . Öyle bir hastane oyunu ki hiç bitmiyor. Ama bugün ilk defa hastane ve doktor oyunsuz bir gün geçirdik.

5

Hastane oyunları oynanmayınca başka etkinliklere de zaman kaldı.  Suda suluboya yaptık. Klasik müzikler eşliğinde çok keyifle suda suluboya yaptık. Bir süre sonra anneannesinin onunla bir sohbeti aklına geldi. Anneannem bana tedavim bitince ebru yapmayı öğretecek dedi. O noktadan sonra bizim suda suluboya çalışmamız ebru çalışmasına döndü. 6

 

Yoğun tuzlu ve sütlü bir karışım hazırladım. Suluboya ile ebru sanatı yaptık. Harika çalışmalar yaptık.  Önce yaptığı ebru sanatı çalışmalarını sergilemek istedi. Ama sonra “sergilesem bile kimse bize gelemiyor ki çalışmalarımı göremezler sergilemekten  vazgeçtim” dedi. Sonra çalışmalarını  satmaya karar verdi.  Suluboya ile yaptığı ebrularının fiyatlarını açıklayınca size fiyatını söyleyeceğim. Artık her okurumuz birer tane Berrasu imzalı bu eserlerden satın alırsınız 🙂

Ve Berrasu günü eskiden olduğu gibi bebişlerini yanına yatırıp bir de “Nazlı’nın uyku saati” isimli hikaye kitabını  okuttu ve bir süre sonra uyudu. Eski tüylü oyuncaklar kızımın bugününe neşe, mutluluk kattı.

7

Reklamlar
GENEL kategorisinde yayınlandı. 4 Comments »

4 Yanıt to “”

  1. Zeynep Arslan Says:

    Miss yapmış evi Berrasu kuzusu,lütfen grip salgını gitsin ,Gene parklara çıkın…Bu arada berrasu bahane sizin evde pişen yemekler şahaneler…Yazdım tarifleri :)))sevgiler, dualar…

    • ulku Says:

      :))) Ben bundan sonra uyduruk bütün tariflerimi de paylaşayım. Tarifler pek ilgi görmüş:)) sevgiler miniğinle birlikte tatilin keyfini çıkarın:)

  2. Duyguceylan Says:

    Hepsi vitamin olsun, şifa olsun kuZucuğuma..Ülkü hanım yaratıcılık on numara beş yıldız.süpersiniz:))) en yakın zamanda denenmek üzere belleğe kopyalanıp yapıştırıldı.bilgilerinize!!!

    • ulku Says:

      Sağol Duygucum. Şifa olsun. Önceden de yemeklerine itina ediyordum ama şimdi besin değeri daha önceliğim oldu. Yemek yemesi hala sorunlu olduğu için mümkün oldukça sebzeleri yedirmek için cambazlık yapıyorum. Mesela Berrasu şimdiye kadar hiç patates kızartması yemedi. Bebekliğinde yemediği tek sebze patatesti. Hem patatesi hem de kerevizi kızartmalık doğradım. Fırında kızartma yaptım. Sarılara sarı patates, beyaz kerevizlere de beyaz patates dedim. Hele kerevizler hafif şekerimsi çok lezzetli olmuştu. Zorlamadan, bağrışmadan bir kerevizi yedirdiğim için sevinçten uçtum. :))


Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: