Yardımcı Arıyorum :)

yagmur pantolonluBizim eve bir yardımcı almak istiyorum. Sadece bir, tek bir tanecik şartım var. Bu kişi üniversitenin kimya, elektronik, elektrik, makina, inşaat mühendisliği, tıp, mimarlık, biyoloji, matematik, fizik, veterinerlik, resim, edebiyat, spor ve okul öncesi eğitimi bölümlerinin hepsinden mezun olmuş olmalı. Çünkü, ben Berrasu’ya yetmiyorum, yetemiyorum. Beş yaşındaki bu bıcırığa yetemiyorum.

Ev kimya laboratuvarı gibi. Sürekli deney yapıyoruz. Suyun kaldırma kuvvetini anlatıyor, yer çekimini anlatıyor, insan vücudunu anlatıyor, vitaminleri, proteinleri anlatıyor, elektrik devresini anlatıyor, uzayı, gökdelenleri, hayvanları anlatıyor. Yok yok yanlış yazmadım o anlatıyor. Beş yaşındaki minik kuzu anlatıyor. Önce soruyor. Onun yaşına en uygun şekilde anlatmaya çalışıyorum. Bakıyorum bazen yaşına da inemiyorum direk anlatıyorum. Sonra başlıyor anladıklarını bize hergün her fırsatta anlatmaya.

Kahvaltı yapıyoruz meyve suyunun içine ekmek düşüyor. Ben olsam “aaa meyve suyuma ya da bardağıma ekmek düştü” derim. Yoooookkk öyle basit bir cümle kurulmuyor. “Görüyorsun değil mi annecim/babacım ekmek hafif olduğu için suyun içine batmadı. Su moleküllerden oluşmuş. Suyun kaldırma gücü var. Ekmek yer çekiminden dolayı yere düştü… bıdı bıdı bıdı bıdı…  İşte bu noktada evde bir fizikçi olsun istiyorum. Fizikçi olsa birlikte bir bilgi daha ilave edecek bilgisine, yok işte bizim evde fizikçi, kimyacı hiç kimse yok. Benim fizik bilgimde bu seviyelerde çocuğumun Einstein olmasının yolunu kapatıyorum 🙂

Televizyonda “Arka Bahçede Bilim” diye yaşından çok fazla büyükler için bir bilimsel çocuk programı var. Onu izlemeyi çok seviyor. Orada yapabileceğimiz ne kadar deney varsa yapıyoruz. Bugünlerde “sirkenin asidinin yumurtanın kabuğunu eritmesini” takip ediyoruz…

IMG_9697IMG_9694IMG_9701IMG_9699IMG_9705

Çubuk tahtalarla, legolarla,  köprüler, binalar inşa ediyor. Yaparsın binayı olmazsa yeniden yaparsın. Hayır Berrasu önce mühendislik hesaplamalar yapıyor, sonra inşaatlarını yapıyor. Gel de o anda evde bir mühendis ve mimar olmadığı için üzülme, üzülüyorum. 🙂

Duyduğu, öğrendiği bütün tıp terimlerini kullanarak doktorculuk oynuyor.  Hastasının psikolojisini düşünüyor. Refakatçinin yapacaklarını anlatıyor. Mr, ultrason çekiyor. Kendi hastanede ne yaşadıysa ve kendine nasıl davranıldıysa ayna gibi onları yansıtarak oyunlar oynuyor.

  • Bebeğine sarılıyor “canın yanmayacak bebeğim” diyor.
  • “Sana ultrason çekeceğim ama canın yanmayacak sadece gıdıklanacaksın minik kız tamam mı sakin ol” diyor.“Ben senin annenim güzel kızım ben seni hiç burada yalnız bırakır mıyım, seni seviyorum” diyor.
  • “Damar yolunun içinde iğne yok sadece plastik var korkma elini istediğin gibi hareket ettirebilirsin” diyor.

Doktor, hasta, hastane oyunları oynamasından çok rahatsızlık duyuyorduk. Ama psikologumuz Iraz Toros Suman hastane oyunları oynamasının sağlıklı olduğunu, rahatlamak için bir dışa vurum olduğunu anlatınca rahatladık. Bu hastane oyunları sırasında sadece tıp fakültesi mezunu olmak yetmiyor. Bu oyunlardaki doktor kendisinin büyük doktoru gibi profesör olacak. Çünkü oyun sırasında özellikle hastanedeki gibi önce asistan, uzman, sonra büyük doktor kontrol ediyor hasta oyuncaklarını. Ya işte hastane oyunlarında da evde bir tane pofesör doktorumuz olsa kimbilir tıb için ne gelişmeler yaparlardı diye düşünmeden edemiyorum:) NOT: “Büyük doktor” dediği kişi çok sevgili abimiz ve doktorumuz sayın Prof. Dr. Hilmi Apak olduğunu özellikle belirteyim. Oyunlarında büyük doktor diye bahsediyor ama yüzüne karşı Hilmi Bey diyor. Hilmi amca, abi de dedik ama hayır “L”harfini söyleyemiyor ama “Hiiimi Bey” diyor.

Birkaç ay önce birgün “sen bu okuduğun kalın kitabının hepsini her gece bitiriyor musun annecim?” diye sordu. Hergün nerede kaldımsa oraya ayraç koyduğumu ertesi okumamda oradan başladığımı, eski okuduklarımı da aklımda tuttuğumu anlattım. “Benimde ayracım olsun benim kitabım da yarın gece devam etsin” dedi. Çok sevdiğim yazar Samed Behrengi’nin Küçük Kara Balık kitabına başladık. Okuduğumuz kitap ne kadar uzun olursa olsun baştan sona kadar okurduk. İlk defa devam edecek bir kitap okuyunca ben bile heyecanlandım. Kaç sayfa okuyacağımızı kendi belirledi. Ayracı kitabın arasına koydu. Yıllardır kitap ayracı kullanırım böyle itina ile özenle, bir tören havasında ayraç kullanmamıştım.  Şimdi devam eden kitaplar okumaya başladık. Ama devam etmeyen kitaplarını yine de okutuyor. Özellikle devam eden kitaplar okumaya başlayınca onda başka bir edebiyatçı ruhu oluştu.

Kızımın abartısız yüzlerce kitabı var. Onca kitap kendine yetmiyor kendi kitabını yazıyor. Gerçekten kendi kitabını yazıyor. Birkaç ay önce hiç kullanılmamış bir ajandayı eline almış “ben buna kendi IMG_9761kitabımı yazacam” dedi. Biz de o an güldük. Meğer son gülen iyi gülermiş. Anne, baba ya da anneanne kimi bulursa kitap olacak ajandasını elimize  veriyor, kendi söylüyor biz yazıyoruz. Söylediklerini aynen ve doğru yazdık mı diye bize hemen tekrar okutuyor. Bir harf bile değişik yazdınsa yandın işte. Sonra alıyor eline boya kalemlerini yazdırdığının resmini yapıyor. Her gece uyumadan önce bir normal kitap, bir de kendi kitabını okutuyor. İşte bu noktada evde bir edebiyatçının eksikliğini hissediyorum. Aslında gazeteci/editör baba da bize kitaplarımızı yazma konusunda destek olabilir ama onun çalışma saatlerine uymadığı için kendisi ile anlaşma imzalayamadık:) 

Eve gelen bütün kutuları geri dönüşüm yapmadan atmıyor. Dezenfekte edilen oyuncak kutuları, kağıt havlu ruloları, illa yeni etkinlikte kullanılıyor. O kutuları kullanmadan atarsak “senin yüzünden bir ağaç kesmek zorunda kaldık” diye hem kızıyor hem de ağlıyor. Aşağıdaki fotoğrafların videosunu buradan izleyebilirsiniz.

IMG_9658IMG_9659  IMG_9662

Okuma yazma öğrenmek istedi. Baktım kendi kendine harfleri soruyor öğrenmeye hazır. Okuma yazma öğretmek için değil el kaslarını geliştirmek için yazı çalışmaları, çizgi çalışmaları başladık. Derste bana kendiliğinden “öğretmenim” diye hitap etti. Birkaç gün çalıştık herşey yolundaydı. Çizgi çalışmalarından sıkıldı.

  • “Bu çizgiler okuma değil hiçbir kitapta bunlardan yok sen öğretemiyorsun” dedi.
  • “Bunlar yazı yazmayı öğrenmen için gerekli” dedim tamam kabul etti.

Birkaç gün daha çalıştık. Öğretmenim ya yanlışını fark etsin, yanlış yaptığı bir çalışmaya dikkat etsin diye (? ) soru işareti koydum.

  • Soru işaretini gösterip “bu ne?” deyince “dikkat etsen sen bunu yapabilirdin neden böyle yaptın, daha dikkatli ol demek istedim” dedim. Kalemi masaya bıraktı, defteri kapattı.
  • “Ben senin okuluna gelmiyorum sen beni üzüyorsun” dedi ev okulumuzu kapattı.

Olsaydı evde bir öğretmen diyecem ama bu söz olmayacak. Çevireyim lafı birazcık. Olsaydı evde bir okul öncesi öğretmeni çocuğun seviyesine inerdi 🙂

IMG_9668IMG_9667

Her yemekte yedikleri hakkında soru soruyor. Daha önceden sorup öğrendiklerini de tekrar tekrar bize satıyor. Bu ne işe yarıyor annecim? Bu sebze mi? Bu kış sebzesi mi, yaz sebzesi mi? Bunda ne vitamini var? Protein alınca bak elimin yarası daha çabuk iyileşti değil mi? Cevizin içinde selenyum var biliyor musun?

Adını sanını duymadığım hayvanların beslenmesini soruyor. Veterinerim olsaydı elimin altında hemen söylerdi kuşunun ne yediğini.

Sürekli sayılar, rakamlar yan yana getiriliyor, toplatılıyor, çıkarılıyor. 2 ile 2  kaç eder annecim?

4 eder Berrasu. Hemen bir elden  iki parmak, diğer elden iki parmak yan yana getiriliyor.

  • Haaayıııır! ikileri toplama yan yana getir.

Yan yana nasıl getireyim Berrasu?

  • Yavvv sen ne şaşkınsın. Bu ikiyle bu ikiyi yan yana yazsana.

Haaaaa! (22) yirmi iki eder Berrasu.

  • Haaaa tamam şimdi oldu. Peki onlara 1 bir eklersem ne olur?

23 olur.

  • Yaa anne yaaa toplamasana sen neden sürekli topluyorsun. Yanlarına koysana.

(221) iki yüz yirmi bir olur.

  • Şimdi bunları topla.

Yan yana gelen sayıları mı?

  • Evet annecim eveeet. (ses tonu neden çabuk anlamıyorsun tonunda)

2+2+1 daha….

  • Duuurrrrrr sakın söyleme onu ben de toplarım. Kaçı toplayacaktım bir daha söyle annecim. 2+2+1 . ikiiii, iki dahaaa, dört bir dahaaaa beş eder. Evet annecim beş! beş! beş! 

Ne olacak o (5) beş anlamadım ki.

  • Tam beş defa saklambaç oynayacağız annecim. 

Bütün bu hesaplamalar olmadan gelip bana beş defa saklambaç oynayalım desene. Hoş öyle derse biliyor ki “hayır o kadar sayı oynamam” diyeceğim. Şimdi sayılar bir ton işlemden geçti de bulundu ya bende tamam demek zorunda kalıyorum. Emeğe saygı. Başlıyoruz beş defa saklambaç oynamaya. Kimbilir saklambaç oynamak için hangi önemli işimi yarım bıraktım. Olsa evde bir matematikçi toplasalar, çıkarsalar, bazen çarpıp bazen bölseler sonra çıkan sayı kadar bir sporcu gibi hiç yorulmadan koşturup oynasalar evde 🙂

Yok işte tanıdığım bir tane bile mühendis, mimar, tıb, fizik, kimya, biyoloji, edebiyat, spor, veterinerlik, öğretmenlik hatta birkaç bölümü daha bitirmiş, bütün diplomaları eline almış bir tanıdığım yok. Olsaydı bizim evde bana ne kadar yardımcı olurdu.

Aslında Berrasu’nun bütün bu isteklerini seve seve keyifle yaparım. Keşke evin sürekli temizlenmesi , dağlar gibi çamaşır/ ütü gibi ağır bir yüküm olmasaydı. Berrasu ile zaman geçirmek, onunla oyunlar oynamak bana inanılmaz zevk verir (di).

Berrasu’nun yaşına uygun bildiğiniz deney setleri, bilimsel kitaplar, iki kişilik oynanan eğlenceli matematik oyunları, eğlenceli bilim/deney çalışmaları varsa beni haberdar ederseniz, bizimle bilgilerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Şimdi niçin yukarıda saydığım bütün bölümleri bitirmiş bir yardımcı istediğimi anladınız mı?

Bir de dün akşam yaşadığımız bir anımızı, bir de çok sevineceğiniz bir haberimizi paylaşayım.

41kere maşallah    Akşam çoraplarını odasında çıkarıp salona geldi. Çıplak ayaklarını üşümesin diye bacaklarımın altına soktu. Başladık devam eden kitabını okumaya. Okuma bitince ayaklar sokuldukları yerden çekildi. Çıplak ayaklarının üstünde örgü pantalonumun çizgi çizgi izlerini görünce ne dese beğenirsiniz. “Hımmm biz bunu her gece yapalım. Çizgiler ayaklarıma ayrı bir hava katmış.” 🙂

    Sevineceğiniz haberimiz ise, Berrasu’nun ikinci kemik iliği testlerinin Cerrahpaşa ve çapadaki iki sonucu da “remisyonla uyumlu” çıktı. Yani tedavisi maşallah süphanallah “başarıyla devam ediyor, O hastalık mikrobu yavrumuzda yok” demek:))) Dualarınızı eksik etmeyin.

NOT: Olmaz ama olur da aradığım vasıflara uygun biri bu ilanı görürde ben varım derse şimdiden cevabımı vereyim. “İnanın siz, tanıdıgıma çok sevindim. Aradığımız bütün vasıflara sahipsiniz ama bizim eve sağlık sebebi ile yardımcı alamıyormuşuz. “Üzülmesin diye eve yardımcı alamadığımızı sanki yeni öğrenmişim gibi yaparım:)))

Reklamlar
GENEL kategorisinde yayınlandı. 13 Comments »

13 Yanıt to “Yardımcı Arıyorum :)”

  1. elif Says:

    Süpperrrrrrsin Berrasu ,size de kolaylıklar dilerim bilgin kızınıza yetişmek için ….

    • ulku Says:

      Teşkkür ederim. Ağla ağla günler geçmiyor. Hayatta an’lardan mutlu olmak gerektiğini öğrendim. Farklı ve zor bir öğrenme yöntemi oldu ama öğrendim. Eskidende kızımın sözlerini, yaptıklarını kaçırmazdım ama şimdi hiçbir an’ını ve anısını atlamak istemiyorum. Öyle yapıncada upuzuuuuunnn bir yazı çıkıyor ortaya:)

  2. Türkay Says:

    Akıllı Bıdık’ ı çok çok çok öpüyorum 🙂

    • ulku Says:

      Teşekkürler. Akıllı bıdık yerinize öpüldü. Minik kızınızı da öpüyorum. Bu yıl sizin için de sağlık açısından biraz zorlu geçmiş. Volkan’la konuşmuşsunuz, o anlattı.Çok ayrıntı bilmiyorum ama umarım herşey yolundadır. Yeni yıl sizin evinize de sağlık, huzur, neşe, bereket getirsin.

  3. Zeynep Arslan Says:

    bıdıbıdılarının devam ettiği mutlu çok çok çok mutlu bir yıl olsun, umut olsun , sevgi olsun şans olsun…Sevgiler Dualar .

  4. Zeynep Arslan Says:

    Sizi çok seviyoruz, iyi ki varsınız :)))Bıdı bıdı bıdı …..

    • ulku Says:

      Zeynepcim çok teşekkürler.Yeni yıl senin evine de neşe, sağlık, huzur ve bereket getirsin. Hayallerin gerçek olsun. Canım arkadaşım seni, Ela’yı kocaman öptüm, hemşerime selamlar.

  5. Gizem Öğretmen Says:

    Merhaba Ülkü Öğretmenim.. Bloğunuzu ilgi ile takip ediyor, geçmiş olsun dileklerimi iletiyor ve tüm aile olarak size; atlatmış olduğunuz bu zorlu dönemde birbirine sımsıkı bağlı bir aile örneği gösterdiğiniz ve belkide onlarca benzer aileye örnek teşkil ettiğiniz için tebrik ederim. Berrasu için bilimsel oyun veya oyuncaklar önerebileceğimizi belirtmişsiniz.. bir oyuncakçıda ilgimi çekmişti. Sonra pek çok; diğerlerinden daha büyükçe ve çeşitlerin daha bol olduğu oyuncakçıda -adında yanılabilirim- “Minik Arkeolog” isimli bir oyun görmüştüm. Özel hazırlanmış bir düzenekte minikler kazı yaparak kalıtlara ulaşıyorlar.. Epeyce hoşuma gitmişti.. Sizin ön incelemenizden sonra güzel kızınızın ilgisini çekebilir diye düşündüm.. Sağlıklı ve mutlu yıllar:)

    • ulku Says:

      Gizem öğretmenim çok teşekkürler. Allah hiç kimseyi evladı ile sınamasın. Ama ne kadar bunu desekte bu hastalık gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Hergün facebookta, twiterda yavrusuna bu hastalığın tanısı konulmuş bir ailenin feryadını duyuyoruz. Birde binlerce sessizce bu savaşı kazanmaya çalışan aileler var. Açıkcası hastalığın tedavisi de sürecide çok zor. Yaşadıklarımız bir okyanus ise yazıp anlattıklarım bir yemek kaşığı su:(
      Günlük hayatımızı normale çevirmek için uğraşıyoruz. Hastalık aklımızdan hiç çıkmıyor ama akıl ve ruh sağlığımız için eskisi gibi davranmaya çalışıyoruz.
      Önerdiğiniz mini arkeolog setini bende gördüm. Açıkcası jelatinli kutudaydı, içini göremedim. Büyük ihtimal kalıtlara ulaşmak için kazı yapacağımız maddenin tozlu bir yapısı vardır. Toz, toprak Berrasu için uygun değil. Mantar enfeksiyonuna neden olabilir. Öneriniz için çok teşekkürler, yeni önerilerinizi her zaman bekliyorum. Evde iki kişilik oynanacak oyun önerileriniz bile bizim hayatımıza renk katar. Hayallerinizin gerçekleştiği bir yılınız olsun…

      • Gizem Öğretmen Says:

        Evet, haklısınız. Oyunun içini ben de görmedim ama söylediğiniz gibi minik için sıkıntıya sebep olabilir. Aslında Berrasu için bir enstruman çalmak ilginç ve güzel olabilirdi ama yine bir başkası öğretmek için devreye girmesi gerekecek. O yüzden bu şıkkı da geçici bir süreliğine ertelemek en uygunu. Müziğe ilgisi varsa, çocuk karaoke setleri var. Böyle bir şey düşünebilirsiniz. Doya doya şarkı söyleyebilir.Bunun dışında çocuklar için teleskoplar var. Bazı alışveriş sitelerinde fiyatları çok da uçuk sayılmaz, edinilebilir. Örneğin http://www.cocuklaricin.com.tr/lizer-40f0400-cocuklar-icin-teleskop-pmu1453 . Gökyüzünü, yıldızları incelemek enterasan olabilir. Yine bütçenize uygun mikroskoplarla -fiyat aralığı değişkenlik gösterse de- küçük mucitin sahip olduğu bu güzel merak duygusu en azından evde geçirdiği bu zamanlarında eğlendirici bir arkadaş olabilir. Şimdilik bunlar geliyor aklıma. Bazı ev oyunları da yazacağım. Biraz açıklayacağım için daha geniş bir vakitte paylaşacağım. Uzaktan da olsa tanıştığımıza çok memnun oldum.. Biz de bu hastalığın başka bir türü ile mücadele ettik, atlattık.Hasta yakını olmanın ne olduğunu iyi bilirim. Bu yüzden lütfen ukalalık olarak görmeyin, yanlış da anlamayın beni. Berrasu’ya etkinlik ararken, kendinizi de oyalayabilecek bir şeyler edinmeye çalışın.Günleri birbirine benzer yaşamak, bu günler geride kaldığında aşılması daha zor psikolojik düğümleri de beraberinde getiriyor. Önceliğiniz kızınız olmakla beraber, şarkılara sizin de eşlik etmenizi tavsiye ederim. Sizi tekrar tekrar tebrik ediyorum. Gücünüz, hepimizin gücü.. Sevgiyle kalın..

        • ulku Says:

          Gizem öğretmenim zaman ayırıp bizim için hem araştırdığınız hem de paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Ben de çok memnun oldum tanıştığımıza. Sizin hastanıza da geçmiş olsun. Çok sevindim sizlerin desteği ile mücadeleyi kazanmış olmasına.Allah uzun sağlıklı ömür versin. Estağfurullah ukalalık diye görmedim önerinizi aksine çok sevindim. Biliyorum psikolojik olarak yıprandığımı. Bir süredir ilaç tedavisi almaya başladım. Başlangıçta ilaç almamak için direndim ama artık hem kendimi hem çevremi yıpratmaya başlamıştım. Ufak tefek uğraşlarım oluyor ama hiçbir şekilde hiçbir şeye konsantre olamıyorum. Okulumuzun müzik öğretmeni kardeş kadar yakın arkadaşım Berrasu’ya birkaç ay önce keman hediye etti.Bize birkaç çalışma öğretti. Müziğe benim hiç yeteneğim ve bilgim olmadığı için ilerletemiyoruz. Allah kısmet ederse seneye Tuğba teyzesiyle çalışacak artık. Psikologumuz Iraz ablasının eşi bize çok değerli birkaç müzisyenden bahsetti. Şimdi onların müziklerini dinliyoruz. Arada dans edip zıplıyoruz. Ruhen o kadar yorgunum ki herşey bana eğlence yerine zorunluluk gibi gelmeye başlıyor. Ben keyif almayınca Berrasu’da neşelenemiyor. Mikroskop taaa hastanedeyken alındı. Hilmi bey’in var benimde olacak dedi:) Dürbün alındı. Para biriktiriyor teleskop almak için. Sakın para mı biriktirtiyorsun çocuğa demeyin hikayesini anlatırım birkaç gün içinde 🙂 Mail adresimi paylaşıyorum. Oyunlarla ilgili bilgilerinizi mailden de paylaşabilirsiniz.ulkuemeksiz@hotmail.com sevgiler

  6. aysel Says:

    tedavinizin başarıyla devam etmesi bizleri çok sevindirdi. allahın izni ile atlatacaksınız inşallah. bizimde eşimin mr sonuçları temiz çıktı. iyiye gidiyor. 3 ay sonra tekrar mr çekilecek. allah insanı sevdiklerinle sınamasın. sağlıklı mutlu yıllar..

    • ulku Says:

      Aysel Hanım, abinin sonucuna gönülden sevindim:) Sonrakiler de temiz çıkacak diyelim ki temiz çıksın. Farklı evlerde aynı hastalığın farklı türleri ile savaşıyoruz. Sevdiklerimiz için uğraşıyoruz. Hastalarımız çok şanslı. Hem aile fertleri hem de dostları koskocaman bir sevgi çemberi ile onları sımsıkı sarıyor. Bu sevgi onlara daha da güç veriyor. Bu onların sınavı değil bizim sınavımız. Onlar zaten bu hastalığı yenecekler sadece biz ne kadar destek oluyoruz onun sınavını veriyoruz. Mutlu yıllar.


Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: