Ev Gibisi Yok…

26 Nisan akşamı evimize geldiğimizden beri ;

 

eve alışmaya çalışan Berrasu’ya,

hastalığın etkisindeki yeni Berrasu’ya,

uzun süredir hastanede kalmış ve bundan fazlası ile etkilenmiş Berrasu’ya

evimize ve

hastalıktan çok fazla etkilenmiş olan kendimize alışmaya çalışıyoruz.

Yaşamımız eskisinden çok farklı. Yaşama bakışımızda çok farklı. Sürekli evde olmaktan boğulduğum anlar çok fazlası ile oluyor. En büyük şansım annem. Annem mümkün oldukça bizim yanımızda bize yardımcı olmak için elinden geleni yapıyor. Çünkü bundan sonraki süreçte bizim nefes almak için hep birilerine ihtiyacımız olacağının farkında. Bu nefes almalar alıp başımı bir yerlere gitmek değil. Zorlukları hastalıkla mücadele kadar olmasada evin içinde zor bir hastalıkla mücadele eden bir çocukla olmak çok zor. 

İlk hafta haftada üç defa kontrol amaçlı hastaneye gittik. Her pazartesi BOS (boyun sıvısı) aldırıyoruz, salıları kan sayım yapılıyor. Bu hafta radyonkolojide ışın tedavisi başlayacak. Işın tedavisi sırasında hiç kıpırdamadan durması imkansız olacağı için bu tedaviyi hep anestezi altında alacak. Işın tedavisinden dolayı çok fazla anestezi alması gerektiği için Bos işlemi için iki haftadır anestezi uygulanmadan yapılıyor.

İlk günlerde kan alınırken ve bütün yapılan işlemlerde ellerim ayaklarım titriyor ve uzun uzun ağlıyordum. Zamanla bu ağlamalar bitmedi ama eskiye göre daha azalmıştı. Alıştığım için değil daha güçlü olmam gerekiyordu. Çünkü hastanede kalışımız uzadıkça Berrasu daha da zorluk çıkarıyordu. Öyle çığlıklar atıyor, öyle konuşarak ağlamalar yapıyordu ki değil benim, işlemi yapan herkesin canını acıtıyordu bu bağırıp ağlamalar.

“Benim anlatacaklarım var, beni dinleyin” diye bas bas bağırıp çığlılar atıyordu. “Bugün benim en kötü günüm dünden bile kötü” diye devam ediyordu sesli ağlamalarına. “Hakan abim güzel kan alıyordu Hakan abim gelsin sizi istemiyorum” diye her defasında defalarca tekrarlıyordu.  “Anne bana yardım et, anne bana yardım et, anne beni deliyorlar niye beni tutuyorsun kurtar” beni diye bağırıyordu. “Annemi görmek istiyorum annemin yüzünü görmek istiyorum” diye çığlık çığlığa bağırdığı yerde yüzüme yaslıyordu yanaklarını.

Berrasu’dan ne zaman kan alınsa, damar yolu açılsa ya da başka bir işlem yapılsa penceremizin önünde birkaç tane çocuk hep oluyordu. Onun o küçük zayıf haliyle kaç kişi tarafından tutulamamasını izliyorlardı. Yüzlerinde öyle bir acı ile bakıyorlardı ki aslında seyretmek için değil “Berrasu bizimde canımız öyle yanıyor minik kız” dercesine bakıyorlardı sulanan gözleriyle.

Son günlerde artık bağırma ve çığlıkları iyice dayanılmaz olmuştu. “Haydutlar beni delmeyin, haydut başı beni deliyor kurtarın beni, biri beni kurtarsın” çığlıklarını dinlemek beni iyice yormuştu.

Bütün yorulmalarıma rağmen; taburcu olduktan sonra pazartesi günleri yaptırdığımız iki BOS alınması işleminde de müdahale odasına ben de girip kızımın yanımda olacak kadar da kendimde cesaret buldum. Çünkü anestesisiz yapılan işlemlerde Berrasu’yu tutmak o kadar zordu ki yapılan işlemden daha çok Berrasu’nun hareketleri canını iyice acıttırıyordu. Yapılan işlemde az buz zor değil çocuğum ne yapsa ne kadar ağlasa bağırsa haklı aslında.

Evde yemek savaşları var. Defalarca farklı farklı yemekler yaptırıyor ama her defasında bir sebepten küsüyor ve yemiyor. Kahvaltıda önce haşlanmış yumurta istiyor sonra bakıyor ki yemek yemesi gerekiyor “ben yağda yumurta istiyorum” diyor. Onu da yapıyoruz ben bu şekilde istemiyordum diye başlıyor çığlıklar atmaya. O ağladıkça önce sakin olmaya çalışıyoruz ama sonra olamıyoruz. O anlarda işte ya anne baba birbirimize girmiş oluyoruz ya da birbirimize girmiş oluyoruz.

Tamam haklı evde de ağızdan hap olarak iki tane kemoterapi ilacı kullanıyor. Bütün sinirleri etkileniyor. Ama bizde haklıyız. Beslenmesi gerekiyor eskisinden bile daha itina ile beslenmesi gerekiyor. Biz kendi sağlığı için üsteliyoruz o da ilaçların ve yaşadıklarının etkisi ile besinleri red ediyor. Tam bir kaos var evin içinde.

Ama bütün bunlara rağmen Berrasu  çok mutlu (MAŞALLAH de bir kaç defa). Evin içinde eski sağlıklı günlerdeki gibi geziyor dolaşıyor, oynuyor.  Eskiden tek farkı keltoş saçları ve çok zayıf bedeni. Allah’a binlerce şükür.

Hastanedeyken eğer dua etmiyorsam içimden sürekli bir türkü mırıldanıyordum. Aklımı kaçırmak üzere olduğum anlarda bana güç veriyordu. Eve geldikten sonra bu türküyü çok az mırıldandığımı farkettim. Sürekli mırıldandığım bu türküyü ve yavruma da güç versin diye ara sıra çok kısık seste dinlettiğim ağlama yavrum  türküsünü sizlerle paylaşıyorum.

Anneler gününüz annelerinizle ve yavrularınızla sağlıkla ve huzurla geçsin. Anneler gününüz kutlu olsun…

NOT: Blogda daha çok haber görmek istediğinizin ve Berrasu’yu merak ettiğinizin farkındayım. Beş aydır evde o kadar çok değişiklik olduki evi düzenlemek, eve alışmak, hastaneye gidip gelen eşyaları eve tekrar yerleştirmekle uğraşıyorum. Yine blogumda bizden haberleri, hayatımızı, duygularımı paylaşmaya kaldığımız yerden devam edeceğim.


Mırıldandığım  türkü Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahım    

Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahim,
Bu Da Gelir Bu Da Geçer Ağlama.
Göklere Erişti Figânım Ahım,
Bu Da Gelir Bu Da Geçer Ağlama.

Dinlettiğim türkü Aşık Mazlumi Ağlama Yavrum

Seninde güldüğün günler gelecek
Az kaldı bahara ağlama yavrum
Bu dertler çileler bir gün bitecek
Az kaldı bahara ağlama yavrum

 

Reklamlar
GENEL kategorisinde yayınlandı. 8 Comments »

8 Yanıt to “Ev Gibisi Yok…”

  1. mustafa Says:

    Ev gibisi yok,darisi başımıza .berrasu bunları hatirlamicaktir.guzel gunler cok yakin

    • ulku Says:

      Darısı Eymen’in başına…Allah sizin yavrunuza ve bütün hastalara şifa versin…Mustafa “minik yavrumuz nasıl?” mail yolu ile bilgilendirirsen sevinirim. Eymen’in annesinin de özel olarak anneler gününü kutluyorum…

  2. mustafa Says:

    teşekkürler bende sizin ve tüm özel annelerin anneler gününü kutluyorum.herkes aradığı şifasına kavuşsun İNŞALLAH.

  3. Zeynep A Says:

    Ülkü hanım kolay gelsin anneler gününüz kutlu olsun! Berrasu’ya oğlumun sevdiği çizgi filmli ninnilerden gönderiyorum, belki bunları seyrederken yemeğini yemek hoşuna gider – televizyondan çok daha sevimli ve iç açıcı… en baştaki ninniyle anneler gününüzü de kutlarım 🙂




  4. aysel Says:

    çok çok geçmiş olsun. allah birdaha hastahanelere düşürmesin. bundan sonra sizin ve berrasu nun yüzü gülsün.. allah tüm hastalara da şifa versin.nerde varsa allah yardımcıları olsun.

  5. melek can Says:

    cok gecmis olsn ıns bır daha hastane yuzu gormezsınız

  6. arzu Says:

    merhaba Ülkü hanım ; uzun süredir bakmıyordum bloğa çünkü her baktığımdan gözümden süzülen yaşlara engel olamıyorum. yine öyle oldu bak.Aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıyorum. aynı cümleler.. neyse ışında bitti çok sevindim. darısı bizim başımıza. hoş bu hastalıkda BİTTİ diyecekmiyiz bilmiyorum. inşallah hatırlamak istemediğimiz o kötü günlere asla birdaha dönmeyiz.Hafızalarımızdan keşke silinse…Hiç yaşanmamış gibi…bir ara telde görüşelim. BERRASU ya SEVGİLER.. Allah sanada sabır versin canım tabii banada… hepinize selamlar..

    • ulku Says:

      Arzucum bitecek gerçekten bitecek Allah’ın izniyle. İnanalım ki bitsin… Akmasın o gözyaşlarımız artık… Akmadığı gün yok ama akmasın diyelim… Hiç yaşanmamış gibi olacak birgün. Sadece dostluklarımız kalsın o günlerden geriye. Sizden haberleri alıyorum. Volkan ve Cem sık sık telefonlaşıyorlar. Bu aralar sizde de yemek savaşları varmış. Biz Duru yemek yiyormuş,doktor ona parka gitme izni vermiş, Duru kilo almış doktor ona kaydırağa binme izni vermiş, Duru biraz daha iyi yerse doktor artık tatil hakkı verecekmiş onlara… dünya kadar böyle uyduruk haberler söylüyoruz. Berrasu’ya. Çünkü, Duru yapıyormuş deyince “ben de yapacağım, Duru daha mı az hastaneye gidiyormuş ben de yiyeceğim diyor. Yiyor mu? Sözlerin etkisi ile en fazla bir kaşık alıyor, bir lokma alıyor sonra yok aç yaşıyor…Olsun o bir lokma bile bizi sevindiriyor. Durucuğa kocaman sarıldım ve öptüm…selamlar


Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: