Bir Hafta Evdeyiz…

Nötropeni değerleri kemoterapi başlayacak seviyede olmadığı için pazartesi 4.tedavi başlamadı. Ev izni verildi. Odamızı boşalttık ve eve döndük. Pazartesi gününe (18 mart) kadar evdeyiz. Pazartesi yeni kan sayımı yapılacak, değerler uygun ise tedavi başlayacak.

Evde olmak nasıl bir duygu? Evde olmak çok farklı. Birincisi hastanede sürekli bir yatağın içinde olmasından dolayı Berrasu’yu kontrol etmek çok daha kolaydı. Evde ise Berrasu evin her yerinde. Eski günlerdeki kadar enerji dolu olmasada, yine de bir odasında, bir salonda, bir koridorda…

Koşmak istiyor ama uzun süredir daha az hareket ettiği için denge sorunu var.

Ama en büyük sorun Berrasu çok farklı bir karaktere büründü. Bizim evde sesler öyle fazla yükseltilmez, hatta herkes sakin sakin fısıltı kıvamında konuşur (du). Birileri Heyecanla birşey anlatsa hemen lütfen bağırmayın diye uyarırdı. Ama biz iki gündür evde bağrışıyoruz. Komşulardan utanıyorum. “Hasta çocuğa bağıran ruh hastası anne” dediklerine eminim. Ben olsam kesinlikle sesi böyle yükselen anneye bu sözü söylerdim. Ama bağırmamak imkansız.

Yine yemek yememeye başladı. Bu sabah hamur kızartması istedi yaptık. Babasından yumurta istedi  babası yaptı. Tost ekmeği dedi verdik. Evdeyiz ben eskisi gibi kahvaltı isterim dedi. Bana pekmez verin dedi. Bir minik reçelliğe bir çay kaşığı koydum, beğenmedi. Bir fincan altlığına bir çay kaşığı koydum, beğenmedi tabağı aldığı gibi yere fırlattı. Dört farklı kaba koydum hiç birini beğenmedi. Aslında sorun kaPlarda değil farkındayım, sorun pekmezin miktarında. Çünkü o evde her sabah 2-3 yemek kaşığı pekmezi, ayrıca balı kahvaltıda yerdi. Şimdi vermediğimiz için sinirlendi. Masadan kalkıp hızlıca koşmaya başladı. Ben tutunca avazı çıktığı kadar bağırdı, kendini kastı, bana vurdu, ağladı…. Bu kızı ben tanımıyorum. Hastalığın mı, ilaçların mı etkisinden bilmiyorum?

Çok sonra sakinleştirdim. Kahvaltı masasına geldi. “Bir kavanoz pekmez isterim” dedi. Yeni bir kavanozun içine bir çay kaşığı pekmez koydum “bu kadar pekmezimiz var” dedim. O kavanozu ters çevirdi ağzına bir damla gelinceye kadar bekledi. Koca kavanozdan bir damlacık pekmez ağzına damlayınca “Ohhh beee! dünya kadar pekmez yedim” dedi. Güler misin ağlar mısın bilemem. Ama beni evde sık sık sinirden ağlatığını buradan söyleyeyim…

Öğle yemeği için büyük balık istedi, yanına pilav, çorba pişirdim.Sofraya oturdu ben pilav yemem bana kelebek makarna yap dedi. Az biraz tartışmadan sonra bilin bakalım kim kazandı? Ben makarnayı da pişirdim getirdim. Salonda yemem odamda yerim dedi. Odasına götürdüm makarnayı beğenmedi. Büyük balık değil küçük balık isterim dedi. …. Bu tartışma bir saatten fazla sürdü. Yarım tabak pilav, beş altı lokma balık yedi…(çorbaya ağzını bile sürmedi)

Enteral beslenme ürünü (Nestlé Nutrition) hemşiresi geldi alternatif  tatlar nasıl oluşturulur onu anlattı. Hemşire ablayı görünce korkudan süt içecem dedi. Ama abla gidince vazgeçti. Akşama kadar hadi Berrasu, hadi Berrasu bir yudum daha içi demekten yoruldum. Ama sonuçta 2 şişe beslenme sütünü içirdim.

Çocuk haklı. Onun yaşadıklarını biz sadece dışardan seyrediyoruz. Bütün acıyı yaşayan O.

Bütün hayatı farklılaşan O.

Bütün özgürlüğü elinden alınan O.

Daha bizim farkında olmadıklarımızı yaşayan ama dile getiremeyen de O.

Evimiz temizlendi ve değişti. Ev de hiçbir aradığımız yerinde değil artık. Bizim ev çok ciddi anlamda tertipli ve düzenliydi. Berrasu’nun odası bile askeri düzendeydi. Şu an ki hali de düzenli ama bizim alıştığımız şekilde değil. Belki bu değişiklikler bile onu sinirli yapmıştır. Yarın ilk fırsatta bir psikolog arkadaşımla konuşacağım. (ayrıntıları yazarım)

1. Herşeye bağırıyor.

2. Kızınca elindekini yere fırlatmadan rahtlamıyor.

3. Sık sık beni odasından kovuyor.

4. “Benim dediğim olacak”diye kulakları çınlatacak kadar bağırıyor.

5. Değerlerim yükselsinde tedavimi olup geleyim o hastaneyede bir daha gitmeyelim diye sık sık içindekileri paylaşıyor.

6. Ben hasta değilken diye başlayan cümleler ve ben tam iyileşince diye başlayan cümleleri çok sık kullanıyor.

 

 

 

 

 

Reklamlar
BERRASU ADA kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

5 Yanıt to “Bir Hafta Evdeyiz…”

  1. Sukran Says:

    Buyuk insanlarin bile psikolojisini degistiren bu uyuk degisikliklerin berrasu yu da etkilemis olmasi cok dogal. Zamanla bunlari da atlatacaksiniz. Siz bilincli bir annesiniz. Pedagog detegi ile bugunler de gececek insallah. Allah sabir versin. Yar ve yardimciniz olsun.

  2. Zeynep aslan Says:

    Saglikli olsun,degeri yerinde ciksin.herseyi atlatirsiniz siz.bu kadar sabir ettiniz sonrasi biraz daha sabir.degerleri duzelsin,iyilessin rovans sizin:-)
    Sevgiler,dualar

  3. Bahar Kurtkaya Yavuz Says:

    Canlarım. Kıyamam sizlere. Sen de çok yoruldun. Böyle şeyler yaşamanız gayet normal ama psikolog desteği hepiniz için çok iyi olur.

  4. Seda Says:

    Berrasu’nun yaşadıkları kolay değil tabi. O yaşlarda çocuklar değişikliklerden hiç hoşlanmazken onun hayatında aniden büyük değişiklikler oldu. Kuzenim de Çapa’da bir süre yatıp çıktığında aynı şeyleri yaşamıştı. 3-3,5 yaşlarındaydı ve herşeye bağırıp itiraz ediyordu, annesini ağlayacak duruma getiriyordu. Ama geçecek bunlar. Siz asıl zorlu kısmı atlattınız, Allah’ın izniyle bu kısım da atlatılacak.

  5. CocuklaGezerizBiz Says:

    Canımsın son yazılarını okuyamamıştım evde olmasına çoook çoook sevindim .Şu an ki durumu çok doğal ve çok zor hastane ev farklı ve eve gelince kendisini evini herşeyi eskisi gibi hatırladığı şekli ile istiyor bununla başedemiyor doğal olarak… Hastanede iken tamamdı ama hayalleri eve çıkınca evdeki hayatı hep eskisi gibi olacağı ile ilgili idi muhakkak..


Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: