Berrasu’nun Doğum Öncesi Hikayesi…

ailemiz

Gerçek hayatta bizi tanıyanlar Berrasu’nun doğum öncesi hikayesini çok iyi biliyorlar. Ama bizi bu blog sayesinde tanıyan siz yeni dostlarımızda Berrasu’nun doğum hikayesini bilsin istiyorum. Bu yazıyı bu hastanedeki ikinci ayımızı doldurduğumuz gün yazmıştım. Bir türlü yayınlayamamıştım. Bugün yavrumuzun doğmadan önceki macerasını çok çok ama çoooook kısa haliyle anlatıyorum. O günlerde çok zor geçmişti. Çok mutlu bir bebek gelme hikayesi bir anda hastane macerasına dönmüştü.İşte hamilelik hikayem…

13 Aralık saat (saati hatırlamıyorum) öğleden sonrasında Cerrahpaşa çocuk acildeki odamızda aklıma bile getirmeye ailemiz 2korktuğum hastalığın başımıza geldiğini haber vermişti Hilmi hoca.  Bugün 13 Şubat tam iki ay olmuş. İki aydır yaşadıklarımızı bir biz biliriz, bir de bu hastalık yavrusunun başına gelmiş olan analar babalar bilir…

“Yakışmadı benim yavruma bu hastalık yakışmadı” dedim hala da diyorum ki “yakışmadı benim yavruma bu hastalık yakışmadı.” Gerçekten yakışmadı yavruma….

Her evlat değerlidir. Benim evladımda, bizim evladımızda değerli hem de çok fazla değerli…

Volkan’la evlendikten sonra uzun süre çocuk yapmayı düşünmedik. Sonra mahalle baskısı denir ya herkes “hadi bir çocuk yapın” demeye başladı. Önceleri kulağımızın birinden girip diğerinden çıktı desek yalan olur. Hiç kulağımızdan bile girmedi bu sözler…

bizEvlat tatlıdır, aileyi aile yapan unsurdur dediler… Bilmediğimiz bir duyguyu anlatıyorlardı. Biz birbirimize yetiyoruz dedik umursamadık. Ben doktoramı da yapayım telaşındaydım. Birlikte gezmek, eğlenmek, sinemaya-tiyatroya-konsere gitmek, kitapçılarda zaman geçirmek, yiyip-içmek önceliklerimizdendi…

Bir zaman sonra kendi kendimize bizimde çocuğumuz olsun dediğimizde istediğimiz anda çocuk sahibi olamadık. Tedavi süreçlerimiz başladı. Önce kendi içimizde çocuk olmazsa olmazımız mı? dedik. Olursa güzel olur ama olmazsa da biz illaki çocuk yapmak için evlenmedik ki dedik.

Aradan seneler geçmeye devam etti. Normal yoldan çocuk sahibi olamıyorsak tüp bebek tedavisini deneyecektik…

Sonra bütün kocakarı önerilerini dinledik. Kaplıcaya gitmek iyi gelir diyen bir velimin önerisi ile kaplıcalara bile gittik. Sonrasında bende sürekli uyuklamalar, halsizlik ve diğer belirtiler görüldü.  

Kadınsal bir tepkiyle eczaneden bir hamilelik testi aldım. O duyguyu yaşamak istedim. Hani bütün kadınlar alırlar o testi de sonucu kendi kendine öğrenirler ya… demek ki farkında değilim ama bilinç altında o testi alıp o heyecanı yaşamak varmış. Heyecanla test yaptım. Maalesef hamile falan değildim. Ama o testi yaparken heyecanlandım. Hayal kurdum. Sonucun öyle çıkacağını biliyordum ama olsun ben o anı yaşamak belki bir defa bile olsa yaşamak 21 Mart Cuma akşamı beni mutlu etti.

22 Mart cumartesi gece; Volkan a yaptığım testi anlattım. Volkan “ertesi gün gidip hastanede kan testi yapalım” dedi.

23 Mart 2008 Pazar sabah Volkan “hadi kalk test yaptıralım” diye ısrar etti. Ben de inatla gitmek istemedim. Ama o kadar çok ısrar etti ki kıramadım. Hani benim evde hamilelik testi sonucunu yaşama isteğim gibi o da bu testin sevincini yaşasın diye kalkıp gittim.

Laboratuvardaki görevli hemşire  “Test sonucunuz pozitif gözünüz aydın” dediği anda gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Ellerim titredi, ayaklarım titredi. Ayyy nasıl olur! Ben test yapmıştım. Falan diye düşündüm.

Doktora çıktım. Doktor bana “5 haftalık hamile olduğumu söyledi. İstenen bir bebek mi” dedi. “Ayyy!!! Evet ya hem de nasıl istenen bir bebek”.”Kontol ister misiniz?” dedi. “Hayır doktorum var” dedim.  Ben ağlamaya başladım. (şimdide ağlıyorum bunları yazarken)

Volkan ı aradım. Aileleri aradık sevinçten uçuyorduk… İş arakadaşlarımızla paylaştık, akrabalarımızla, dostlarımızla paylaştık…

Hamilelik haberini almamdan sonra tam bir hafta bile geçmeden cuma günü okul koridorunda nöbet tuttuğum sırada bir öğrenci geldi karnıma, sırtıma vurdu. Öyle böyle vurma değildi. Gözlerimden o anda yaşlar boşaldı… O anda kanamam başladı.

İş arkadaşlarım hemen hastaneye götürdüler. O an başladı kızımın hayat mücadelesi. Hastane maceramız da başladı o gün. Müdahale ettiler. Düşük riski çok yüksekti. Günlerce hiç ama hiç kıpırdamadan yattım. Sürekli kanamalarım vardı. Korku dolu günlerdi. Daha çocuğumuz olacağının sevincini yaşayamadan yaşaması için mücadele ediyorduk. Volkan ve ben, ailemiz, dostlarımız yine böyle kenetlenmiştik. Yine Allah’a dualar ediyorduk, Kur’an-ı Kerim okutuyorduk. Bir çok el Allah’a açılıyor yavrum için dua ediyordu…beroşum

Sonra yaşımdan dolayı değerlerim yüksek çıkmaya başladı. Amniyosentez yaptırmak zorundaydık. Amniyosentezden sonra düşük riski yüksekti.Bu işin en iyi uzmanını bulmak için o kadar çok araştırdık ki hep önerilen isim Prof. Dr. Seyfettin Uludağ oldu. Seyfettin Hocaya ulaşmak için günlerce uğraştık. Sonunda rahmetli Kazım Abi (Kazım Kanat) aracılığı ile Seyfettin Hocaya ulaştık.. Hastanın doktoruna güvenmesi gerçekten çok önemliymiş çok iyi tecrübe ettim. Seyfettin hocaya inanılmaz güvendim

Seyfettin Hoca amniyosentezi başarı ile yaptı. Sonrasında benim kanamalarım sürekli devam etti. Hatta azalmak yerine sürekli artıyordu. “Hocam kanamam var” diye gece gündüz Seyfettin hocayı cep telefonundan arıyordum.

Yine bir gece saat gece birde hocam kanamam var deyince “Ülkü sen beni bir gece bile rahat uyutmayacaksın sen Cerrahpaşa’ya gel seni hastaneye yatıracağım ” dedi.

Hastane de kadın doğumun içinde riskli gebelik diye bir bölüm varmış. Orada benim gibi düşük tehlikesindeki anneler yatıyormuş…  Seyfettin Hoca hastaneye yatırdıktan sonra bizi karşısına aldı ve bir açıklamada bulundu.

“Ülkü rahminde polip var. Bu polip vurmanın etkisi ile zarar gördü, kanama yapıyor ve üstelik büyüyor. Büyümesi demek bebeğin besinine ortak olması onun yaşamını engellemesi demek. Önünüzde üç seçenek var. İyi düşünün karar verin. Bu polip ameliyat ile alınmak zorunda. Ameliyat genel anestezi ile olacak. Beş aylık hamilesin riskleri var. Zaten üç yolun var.

  1. Ameliyat olacaksın bebeğinin anne karnında büyümesine imkan sağlıyacaksın.
  2. Ameliyat olacaksın ameliyat sonrası düşük riskin var kaybedeceksin.
  3. Ameliyat olmayacaksın. Polip bebeğin büyümesini engelleyecek, bebeğin bir süre sonra düşecek.

Kararı Volkan bana bıraktı. En son karar senin dedi. İki seçenekte kaybetmek vardı, birinde bebeğimin sağlığına kavuşması vardı. Riskliydi ama şansımı denemeliydim. Ameliyat olmak riskliydi ama yavrum yaşayabilecekti. Seyfettin Hocaya güvendim. Riski göze aldım. 

Beş aylık hamileyken kızımla beraber ameliyat masasına yattık. Çok zor bir karardı. Ameliyat başarılı geçti. Sürekli düşük tehlikesi yaşıyordum, sürekli yatıyordum. Üstelik bebek karnımda dimdik duruyordu. Kordonun bebeğin boynuna dolanması riski vardı. Neredeyse dokuz ay yatarak geçirdim. Stres altında geçirdim.

Hocamız son ay yine bizi karşısına aldı. “Doğum kesinlikle sezeryan olacak, doğum için 24 saat anestezi uzmanı olan size en yakın hastaneyi bulun. Bebeğin boynuna kordon dolanması riskini açıkladı. Bana gelmek için zamanınız olamaz” dedi. Hızlıca kendimize son ayda bir hastane ve bir kadın doğum doktoru ayarladık.

Bebeğimizin doğumu için on beş kasıma randevu aldık. 14 Kasım sabahı henüz yatakta yatarken benden kontrol edemediğim bir sıvı gelmeye başladı. İşte o an anladım ki suyum geldi… Hemen hastaneye ulaştık…

berrasu ilk anYavrumu 14 Kasım 2008, saat 10.30 da dünyaya getirdim. Kızımızın temizliği yapılmış… Sonra ona doğmadam önce aldığımız, kutsal topraklara Kabe’ye gönderdiğimiz, orada zemzem suyu ile yıkanıp getirilen kıyafetlerini giydirmişler…Dünyalar güzeli kızımızı  benim kucağıma verdiklerinde elini uzattı burnumu tuttu… Volkan başta olmak üzere odadaki herkes mücadelemizin güzel sonucu için ağlıyordu…

Güzel kızımıza bahtı güzel olsun, şansı bol olsun diye bereketli, uğurlu anlamına gelen Berra ismini verdik. Su ismini de ilave ettik ki her güzellik kızımızın hayatında her güzellik su gibi bol olsun istedik. Yavrumuza Berrasu ismini verdik…

Doğumdan önce hamileyken çok ilaç kullandım diye yıllarca tedirgin oldum. Çocuğu inceleyip durdum. Zamanında yürüyecek mi, zamanında konuşacak mı hep kaygı içindeydim. Bu kadar riskten sonra kızımın hayata tutunması onun güçlü kişiliğini ortaya koyuyordu.

Güzel kızım için ikinci defa Cerrahpaşa’ya geldik. Daha önce canımızı yavrumuzu bize bağışlayan güzel Allah’ım, ikinci defa yine bize bağışlayacak inşallah. Birinci de Seyfettin Hocamız yavrumun canına can kattı…, şimdi de Hilmi Apak yavrumun canına can katacak…

İşte kısaca yavrumun hayata tutunma hikayesini yazdım size. Satırlara sığmayacak bir mucize hikayesi yavrumuzun yaşama başlama hikayesi.

Allah bizi bir sınava daha soktu. Yine yaşam savaşı veriyoruz, yine Cerrahpaşadayız…

ülkü berrasu

Reklamlar
BERRASU ADA kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . 8 Comments »

8 Yanıt to “Berrasu’nun Doğum Öncesi Hikayesi…”

  1. Zeynep aslan Says:

    İcim eridi, basardiniz yine basaracaksiniz…melek yuzlu kizinizla mutlu bir omur sizi bekliyor..

    Aklimizda dualarimizdasiniz,
    Kucak dolusu sevgiler.

  2. duygu ceylan adana Says:

    yanınızda olup size ve berrasu ya sımsıkı sarılmak istedim bu yazıyı okurken.berrasu ya hissettiklerim 19 aylık bebeğime hissettlklerimden farksız emin olun.günde kaç kere giriyorum bu bloga güzel bir haber alabilmek umudu ile bilemezsiniz!keşke bir imkanı olsada tanışabilsek.dualarım sizinle ülkü hanım.

  3. Seda Says:

    Sen nasıl güzel bir şeysin.. ♥ Maşallah ne güçlü bir kızsın sen öyle 🙂 İnşallah yoluna gircek herşey inanın dualarımdasınz.. Bende kızıma isim araştırırken Berru ismini çok beğenmiştim. İsmin anlamının insana etkisine inanırım o yüzden çok araştırdım. Berra, Berru, Berre isimlerinin Allah’ın isimleri olduğunu, bu yüzden insana ağır gelebileceğini, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in o dönemde Berre, Berra, Berru isimlerini değiştirdiğini okumuştum güvendiğim kişilerdende teyidini aldım. İllaki koymak istiyorsan başına Adb (Kul) getirmen iyi olur dediler. O zaman anlamı Allahın kulu anlamına geliyormuş. (Abdullah.. gibi.) AbdBerru olmadığı için vazgeçmiştim. Hikayenizi okuyunca paylaşmak istedim. En acilinden şifalar inşallah. ♥

  4. Filiz Ergüden Says:

    canım kardeşim yazılarını okudukça seninle birkez daha gurur duydum kendin nekadar güçlüysen bebişinde okadar güçlü hayatseni hep sınıyor ama sen bunuda atlatacaksın dualarım seninle ve seni coközledim allaha emanet olun

  5. sebnem Says:

    Acil şifalar diliyorum.Hep böyle güçlü kalın olur mu?yine bir mucize yaratacaksınız

  6. Özgü Says:

    Bir şeyler yazmak istiyorum hep. Ama kelimeler kifayetsiz kalıyor.
    Sadece dua ediyorum.
    Bu gücünüzü hiç kaybetmeyin inşallah.

  7. nur Says:

    En sona koydugun resim beni cok etkiledi ulkucum,seni ve kızını ne kadar cok ozledigimi anladım.canım ya neler yasamıssın kendi icinde.cerrahpasa derdinize insallah ikinci kez derman olucak.ALLAH yardımcınız olsun dunyanın en harika annesi…..

  8. Şafak ÇAKIR Says:

    Allah yardımcınız olsun acil şifa versin hocam.İnşallah berrasu kısa sürede iyileşir…


Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: