İTP Tedavisi …

Bugün yazayım, yarın yazayım derken çok uzun süredir Berrrasu Kuzusu’nda bizden haberler yazmaya ara verdim. Aylardır neler yaşadığımızı uzun uzun anlatacak değilim. Ama bizi sarsan son haftayı paylaşacağım.

14 Kasım sabahı kızımın anneanne ve dedesinin de katıldığı sabah kahvaltısı sonrası doğum gününü kutladık. Hafta sonuda arkadaşları Ece, Melis, Ece, Ela, Deniz ve Ceylin’in katıldığı doğum günü partisini kutladık. Doğum günü için bana günlerce hazırlık yaptırdı. Birlikte pinyata yaptık. Pinyatanın içine arkadaşlarına vermek için küçük hediyeler hazırladık. Sevgili minikler ve sevgili anneleriyle doğum günü partimiz çok eğlenceli geçti. Herbiri birbirinden cadı kızlar bir arada olunca sesler bazen çığlık olarak ama çoğunlukla şen kahkahalar olarak evin içinde yükseliyordu. Minik kuzum doğum günü mumlarını üflerken sesli sesli dileğini söyledi. “Her zaman arkadaşlarım yanımda olsun” dedi Berrracığım…

Doğum gününün ertesi gününde Berrasu’da burun akıntısı, hafif kırgınlık başladı. Gece de ateşi çıkınca doktorumuzu aradık. Berrasu doktordan ve hastaneye gitmekten korkuyor. Ağlaması ile hastaneyi, muayenehaneyi yıkıyor. Kaç defa hastaneye gidip muayene olamadan geri dönmüşlüğümüz vardır. Doktorumuzun önerdiklerini yaptık ateşi düştü. Bir kaç gün sonra boğazım ağrıyor dedi. Akşam pijamasını giydirirken bacaklarında aşırı derecede morluklar farkettim. Daha bir gece önce pijamasını giydirirken bu kadar morluk yoktu. Ertesi sabah banyo yaptırırken kalçasında, sırtında ve kollarında da nohuttan biraz büyük morluklar oluştuğunu gördüm. Bale dersine götürdüm. Ama orada o kadar halsiz, o kadar keyifsizdi ki dönüşte doktorumuz Ceyda Kapıcıoğlu‘nu aradım. Bana hemen hastaneye giderek bir  uzman çocuk doktoruna gidip kan testi yaptırmamı, İTP diye bir kan hastalığından şüphelendiğini söyledi. Yakacık Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine gittik. Doktor kan testini iki defa tekrarlattı. Kan değerlerinin düşük çıktığını bir üniversite hastanesine veya Göztepe Araştırma Hastanesi’ ne gitmemizi söyledi. Çocuğunuzda bir kan hastalığı var dedikleri anda dünya ters döndü. Aklıma sadece bir kan hastalığı geldi. Doktora kızım lösemi mi diye sordum korkuyla. “Yok hayır, ama hemen hastaneye götürün çocuğu” dediler.

Eve dönünce internetten araştırdım ‘itp nedir?’ diye. Ciddi bir hastalık olduğunu öğrenince bir üniversite hastanesine gitmeye karar verdik. Kadın doğum doktorum Prof. Seyfettin Uludağı aradım bizi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi çocuk hematoloji ve onkoloji bölümüne yönlendirdi.

Cerrahpaşa çocuk acile gidince anında muayene ettiler, kuzumun kanını aldılar. Kızımın kan değerlerinin çok düşük çıktığını İTP tanısı koyduklarını söyledir. Ama itp’nin ya boğaz enfeksiyonundan ya da lösemiden kaynaklanabileceğini açıkladılar. Hangi sebepten olduğunu araştıracaklarını bunun için kemik iliği testi yapacaklarını söylediler. Dünya karardı, dünyam karardı, dünyamız karardı. Ağladım, ağladık, ağladık, ağladık….  ALLAH’ım o anı bir daha yaşatma. O gece yaşadığım acıyı, yaşadığım korkuyu anlatacak kelime hazinesine sahip değilim.

Basit bir kontrol için bile doktora götüremediğim kızım, kuzum çocuk acilde yatıyordu. Defalarca kanı alınıyor, serum takılıyor, çişini bardağa yaptırıyor ve tartıyorduk… Bu bir kabus olsun diye defalarca gözümü sıkı sıkı kapattım açtım. Ama kabus değil gerçekti. Kızım hastaydı.

Çaresizdim, çaresizdik…  Allah’a dua etmekten başka çaremiz yoktu. Minik kızımın hasta olduğunu duyan dostlarımız, akrabalarımız hepsi moral vermek için yanımıza koşup geldiler, telefonlarla, mesajlarla yanımızda olduklarını hissettirdiler. Dualar okudular, güzel düşünmemiz, pozitif düşünmemiz için moralimizi yüksek tuttular. Sakın ‘evrene kötü bir düşünce gönderme’ diye sürekli uyardılar. Yüksel Yengemin evrenin şaka anlayışı yoktur ona göre güzel düşün demesini hayatımın sonuna kadar unutmayacağım.

Ertesi gün kızımdan kemik iliği aldılar. Kızımın ağlaması, çığlıkları, sesi kısılıncaya kadar bağırmalarını hayatımın sonuna kadar unutmayacağımı biliyorum. Minik yavrumu testten çıkardıklarında sırılsıklam terlemişti. Nasıl acı çekti de yavrum o kadar sırılsıklam terledi düşünemiyorum.

Kemik iliği testinin sonucu çıkıncaya kadar geçen sürede yaşadıklarımız ne kelimelerle anlatılır ne de burada yazılabilir. Doktor Berrasu’ya testten sonra verecekleri ilaçla o anı asla hatırlamayacağını söyledi. Keşke bizede öyle bir ilaç verselerde o günlerde, o saatlerde yaşadıklarımı unuttursa. Şu satırları yazarken bile ağlıyorum.

Sonuç temiz çıktı. Evet kuzumun İTP hastalığı var. Kaynağının lösemi olmadığını, boğaz enfeksiyonundan kaynaklandığını öğrendik.

İtp tedavisi için ya kortizon ya da İvig tedavisi uygulanıyormuş. Berrasu’ya İvig ilacını kullandılar. Hastaneye yatırdığımızda 25 bin olan kan değerleri, ilaç kullanımından birkaç gün içinde kademe kademe artarak 39 bine kadar yükseldi. Hastaneye yatışının sekizinci gününde kan değerleri yükselmeye başladığı için taburcu olduk. Ertesi gün tekrar kontrole gittik. Kuzumdan tekrar kan alındı ve doktorumuz Prof. Dr. Hilmi Apak tarafından muayenesi ve kotrolleri yapıldı. Kan değerleri biraz daha yükseldiği için eve sevinçle döndük. Daha kan değerlerinin 200- 400 bin aralığına kadar alacağı çok yol var. Ama inanıyorum ki benim kızım bu hastalığı atlatacak.

İtp ile ilgili neler öğrendik:

İtp’nin çok sık rastlanan bir kan hastalığı olduğunu,

Kafasını bir yere şiddetli çarpmaması gerektiğini çünkü beyin kanaması riski olduğunu,

Vücudunun hiçbir bölümünü kanamaya sebep olacak şekilde çarpmayacağını, yaralamayacağını,

Bulaşıcı bir hastalık olmadığını,

Aspirin ve pek çok ağrı kesici ilaç trombositlerin fonksiyonlarını bozup tehlikeli kanamalara neden olabileceği için özellikle aspirin içeren ilaçların alınmasının çok zararlı olduğunu,

ITP’nin altı ayla iki yıl arasında bir süreçte iyileştiğini

Gerekirse çocuğumuzu korumak için başına kask takmamız gerektiğini öğrendik.

Beroşum hastane ve doktor korkusuna bir de iğne ve kan alma korkusu kattı. Odamızın önünden biri geçse bile “kan almasın, yanıma gelmesin” diye avaz avaz bağırıp ağlıyordu. Hiç kimse elinden kan almasın diye, her defasında kazağımın yakasından iki elini içime sokuyordu. Dürüstçe niçin kan almaları gerektiğini anlattık ama anlamadı. O yalnızca bir daha benden kan almayacaklarını söyle diyordu. O kadar çok kan alınıyor,serum takılıyor, iğne yapılıyordu ki bir yerden sonra dürüst olmayı bıraktık onun duymak istediği sözleri söylemeye başladık.Yavruma her defasında “bu son bir daha kan almayacaklar” diye yalan söyleye söyleye kan aldırmak zorunda kaldık. Ellerinde, kollarında kan alınacak yer kalmayınca bacağından kan alınmaya başlandı. Elindeki damar yolu kapanınca çığlıklar içinde yeni damar yolu açtırırken hepimiz ağlıyorduk. Her kan alınışında ağlamaktan kısılmış sesiyle  “beni delmeyin, beni yeter deldiniz” diye bağırmalarına dayanamadık, ağladık…

Ama bütün herşeye rağmen sekiz gün boyunca sabırla bekledi. Elinde ve kolunda sürekli takılı olan serumu ile yatağının içinde oyunlar oynadı. Kendine ben bir kahramanım dedi, ben Kahraman Berrasu’yum diye isim taktı…

Evet birtanem, sen gerçek bir kahramandın. Hastalığı duyduğum andan itibaren onun yanında ağlamasamda her an ağlıyordum. “Anneciğim sen asık suratlı anne oldun, lütfen gülümseyen anne olur musun?” diyerek duygularını ifade ettin. Hastanedeki ilk gecemizde yarınların neler getireceğini bilmeden uyku öncesi ritüelimizi yaptık. Kitaplarını okuttu. Kitap okurken gözlerimden yaşlar süzülüyor, sesim titriyordu. “Anneciğim lütfen normal sesle oku” dediğinde artık o titreyen ses bile çıkamaz olmuştu benden…

Anlatacak daha o kadar çok duygu var ki… Satırlara sığmıyor o duygular, yaşananlar. Hastaneye yatışından, kemik iliği testi sonucu alınıncaya kadar geçen süre o kadar uzun, o kadar zor geçti ki … Temiz haberini aldıktan sonra vücudum isyanını o anda gösterdi. Kızımın başında refakatçi kalan ben acillik oldum. Doktorlar Volkan’ın ben biraz toparlanıncaya kadar  birkaç saat ikimizin yanında refakatçi olarak kalmasına izin verdiler…

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hematoloji-onkoloji bölümündeki çok değerli hocalarımız Prof. Dr.Tiraje Celkan ve Prof. Dr. Hilmi Apak başta olmak üzere Dr.Gülen Hanım ve Dr. Esra Hanım’a, çocuk acildeki ve nefroloji servisindeki bütün doktor, hemşire ve çalışanlara ayrı ayrı sonsuz teşekkür ediyorum.

Bizi hem yalnız bırakmayan hem de dualarıyla bize güç veren aile büyüklerimize, akrabalarımıza ve dostlarımıza ise ‘İyi ki varsınız’ diyerek teşekkür etmek istiyorum.

Hastalıklar peşimizi bırakmıyor. Bugün karın fıtığından ameliyat olacak canım babacığıma da geçmiş olsun diyorum. Acil şifalar diliyorum… Dualarımız seninle…

Allah’ım bütün hastalara şifa ver …

NOT: Bugün yine doktor kontrolümüz var. Babamın ameliyat olduğu saatlerde bizde Berrasu’dan kan aldırıp, sonuç bekliyor olacağız. Her iki hastaneden de hayırlı haberler alalım. Dualarınıza bizi de katın lütfen…

Reklamlar
BERRASU ADA kategorisinde yayınlandı. 102 Comments »

102 Yanıt to “İTP Tedavisi …”

  1. beyza Says:

    ben 2 senedir itp hastasıyım şuan 11 yaşındayım inşallah allah kızınıza ve bana acil ifalar verirr 😦

    • ulku Says:

      İnşallah Beyza kuzusu Allah bütün evlatlara ve bütün hastalara şifa versin. Sağlığına dikkat et.

  2. sema buyuk Says:

    Berrasu tamamen atlattimi.hastaligi aradan 3 yil gecmis.bnm kizimdada bu hastalik var.2012 mart ayinda oldu.halen iyilesmedi ve kroniklesti.bu hastaligi adam gibi tedavi eden doktir yokmu

    • ulku Says:

      Sema Hanım benim kızımın hastalığı malesef itp den lösemiye gecti. O hastalıgı da şükürler olsun atlattı, kontrol dönemindeyiz. Eger uzman bir isim istiyorsanız Cerrahpaşa tıp fakültesi veya Liv hospitalda Prof. dr Hilmi Apak a tedavi olmanızı öneririm. Geçmiş olsun.

      • Uğur Says:

        Ülkü Hanım, bitkisel tedavi ve beslenme konusunda ITP hastaları için bir öneriniz var mıdır?

        • ulku Says:

          Bitkisel tedavi konusunda bilgim yok. Bütün bilgilerimi de yorumlarda cevaplarda paylaştım. rica etsem okursanız belki işinize yarar bir bilgiye ulaşabilirsiniz. geçmiş olsun.

        • ulku Says:

          ıtp hakkında çok bilgim yok. bütün bildiklerimide yazılarımda ve yukardaki diğer yorumlara paylaştım. geçmiş olsun.

    • ibrahim Says:

      istanbuldaysanız halkalıda kanuni sultan suleyman araştırma hastanesi var oraya bi gidin bakalım,o hastanenin bu konularda bayağı iyi olduğunu duydum


Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: