Mahalle Arkadaşları…

Çocukken yaz tatillerimizde Gündüzbey’ e gelirdik. Anneannemin evinin bulunduğu sokaktaki evlerin sahipleri çoğunlukla yakın akrabalardan oluşuyordu. Yakın akraba olmayan komşularda yıllardır birlikte yaşadıkları için akrabalar kadar yakın olmuşlardı. Kendi yaşadığım şehirlerde sahip olamadığım mahalle arkadaşlarına burada sahip oluyordum. Sabahtan akşama kadar, akşamdan gece yarılarına kadar sokakta oynardık.

Babam ve annem Berrasu’yu çok özledik deyince tatilimin kalan kısmını geçirmek için memleketim Malatya’ya geldim. Berrasu kendinden yaşça büyük arkadaşlar edindi. Sokakta oynadılar.

Günlerce evde tam anlamıyla öğretemediğim saklambaç oyununu birçok oyuncu ile oynayınca hemen anlayıverdi. Evde sık sık saklambaç oynuyoruz. Ama ne zaman bir yere saklansa “ben buradayım” diye sesleniyordu. Sobeleme kavramını bir türlü tam anlamıyla anlatamamıştım. Çocukta haklı, oyuncu sayısı iki olunca oyunun tadı tuzu olmuyordu. Abiler ablalarda Berrasu’ ya toleranslı davrandılar. Ebe olunca başkalarını sobeleyen, saklanan olunca da kendi sobeleyen başarılı bir saklambaç oyuncusu oluverdi minik kızım.

Dedesine aldırdığı su balonlarını musluğa takıp takıp şişirdi. Kendinden yaşça büyük arkadaşları ile su balonları ile futbol oynadılar. Sonrada bütün su balonlarını birbirlerine fırlatıp su savaşı yaptılar.

Baloncuk aleti ile baloncuklar yapıp patlattılar.

Tebeşirle yerlere sek sek çizip sek oynadılar.

Akşam iftar saatinde arkadaşları eve gitmek isteyince Berrasu başladı ağlamaya. Kızım iftardan sonra yine gelecek arkadaşların dedik ama inanmak istemedi. Çocuk haklı. İstanbul’da  oyun arkadaşları gidince bir daha taaa ne zaman geliyorlar. Evlerine gitmesinler diye bol bol gözyaşı döktük. Sonra arkadaşlarının evlerinin büyük anneannesinin evine çok yakın olduğunu anlattık. Komşu bahçelerden çocuklar “bak burası bizim evimiz “diye gösterdiler. Çok ilginç geldi. Sonunda ağlamayı bıraktı.

İftardan sonra da sokakta yine buluştular. Ama bu defa çok daha kalabalık bir çocuk grubu oldular. Akşamın karanlığında sokak lambalarının ışığında cıvıl cıvıl oynadılar.

Kızımızın da mahalle arkadaşları oldu.

NOT  1: Kızımın oyun arkadaşları bir zamanlar benim oyun oynadığım arkadaşlarımın çocukları. Hayat ne kadar hızlı akıyor. Bir zamanlar duvarlarında bir, iki, üç, dört, beş… sağım solum sobe saklanmayan ebe diye sayıp arkadaşlarımız aradığımız sokakta şimdide bizim çocuklarımız sayıyor ve arkadaşlarını arıyorlar.

Not 2: Malatya merkezde sıcaktan yanıyoruz. Ama merkeze yalnızca 15 dakika uzaktaki kasabamız Gündüzbey’de  akşam saatlerinde kalın eşofman ve çoraplarımızı giymeden soğuktan oturamıyoruz. 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

       

Reklamlar
AKTİVİTELER kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: