Fındıklı Güllaç…

Her hafta sonu organik pazara gider alışverişimizi yaparız. Pazarın içinde kendiliğinden oluşan alışveriş ritüellerimiz oldu.

Deterjan satan çifte uğrar sohbet eder, varsa ihtiyacımızı alırız.

Şule Şenol’un T istasyonuna uğrarız… (Son aldığımız ve kaç gündür elinden düşürmediği oyuncakları da yarın yazayım)

Yoğurdumuzu alırız.

Meyva standımıza uğrar meyvalarımızı alırız. Ama her defasında bir muzu pazarı gezerken yemesi için abileri ikram ederler. Bizim kızda hiç hayır demez. Berrasu standdaki abilere “muzcu abi” diyor…

Bir de fındık, ceviz gibi ürünler satılan standdaki abi Berrasu’ya dakikalarca ceviz ya da fındık kırdırır. Kırdığı cevizleri, fındıkları Berrasu’ya ikram eder. Hatta birgün bu abimiz Berrasu’ya bir ceviz kırma aleti hediye etti. Çok nazik ve düşünceli davranıştı. Abiden aldığımız ceviz ve fındıkları o günden sonra Beroş o kırma aleti ile kırmaya başladı.

Akşam üzeri canım güllaç istedi. Güllaç paketini açtım, sütünü hazırladım. Bir de baktım evde ceviz kalmamış.

Evde ceviz yokmuş”diye kendi kendimle yüksek sesle konuşurken arkamdan bir ses “ne dedin annecim” dedi. Sana demedim Berrasu dedim. “Hayır bişey dedin” diye ısrar etti. “Güllaç yapacaktım ama ceviz yokmuş” dedim diye açıkladım.

“Ceviz yok ama onun gibi sert kabuklu fındıklarımız var annecim” deyiverdi.

Zaten o dakikadan sonra Berrasu’yu durdurmanın imkanı olmadığını bildiğim için hiç ses bile çıkarmadım. Hemen çekmeceden yer sofra örtüsünü serdi. Hediye edilmiş olan ceviz kırma aletini aldı. Erzak dolabından küçük bir kavanoz fındık aldı ve başladı fındıkları kırmaya.

İşin en zor kısmını fındıkları kırmayı Berrasu üstlendi. Bende hemen güllaç yapraklarını süte banıp banıp tepsiye dizdim. Aralarına kızımın minik elleriyle kırdığı fındıkları serptim. En sonunda tepsinin üstünü de yine o minik elller süsledi. Süsleme işini bitirince ağzına bir küçük parçayı atarken yakalayıverdim. İftarda afiyetle yedik…

 Bu akşam kızımla birlikte ilk defa iftar için güllaç hazırladık…


NOT: Ceviz, fındık gibi kabuklu yiyeceklerin kabuğunu kırmak çocukların el kaslarının gelişmesi için çok önemli bir çalışmadır. Bayram baklavalarımızın cevizlerini de minik ellere kırdıralım. İşten kaçmak için değil el kaslarının gelişimi için. Anneler hiç işten kaçar mı? 

Reklamlar
AKTİVİTELER kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: