Çılgın Kız Berrasu…

Son günlerde hatta son birkaç haftadır bizden haberler yazmıyorum. Berrasu genelde hep aynı aktiviteleri yapmak istiyor. Bol bol sulu boya resimler, bol bol pastel boya ile boyamalar, geometrik şekiller, küpler ve dikiş seti ile oynuyor.

Yalnız son bir haftadır bizim kızın içinden yeni bir Berrasu çıktı. Allah’ım ben eski kızımı istiyorum. Yavrum bir melekmiş farkında değilmişim. Son günlerde vara yoğa ağlayan bir kız geldi bizim eve. Nasıl bir ağlama. An geliyor konu komşudan utanıyorum. Bu çocuğa evde ne yapıyorlar diye kesin düşünüyorlardır. Valla komşular kızımıza fiziksel ya da psikolojik bir baskı yapmıyoruz. Kızımızın ağlamak için milyon tane bahanesi var. Aklımda kalan ağlamaları sıralayayım. Ağlamalardaki sesin yüksekliğini, yedi katlı apartmanın en üst katından en alt katına kadar herkesi yerinden hoplatacak kadar yüksek çıkıyor, diye açıklayayım. Sesin benim kulağımdaki şiddetini siz hayal edin artık.

–          Mutfağa önce ben gidecektim, sen neden benden önce girdin, ağlaması… “Kızım gel mutfaktan çıkalım yeniden girelim sen önce gir mutfağa.” “Hayııııırrrrrrr nedennnn sen önce girdinnn!!!!”

–          Mutfağın lambasını ben açacaktım neden sen açtın, ağlaması.

–          Sütü ben bardağa koyacaktım, neden sen koydun, ağlaması.

–          Buzdolabına şişeyi ben koyacaktım, neden sen koydun, ağlaması.

–          Diğer pijamamı giyecektim, ağlaması.

–          Önce pijamamın altını giyecektim ağlaması.

–          Bir gün önceden tecrübeliyim bu defa önce pijamanın altını giydiriyorum. Ben önce pijamamın üstünü giyecektim neden altını giydirdin ağlaması.

–          İki gün yaşadıklarımdan tecrübeliyim. Pijamaları gösteriyorum. Önce hangisini giyeceksin hadi seç bir tanem diyorum. Seçiyor. Ama ben önce sağ bacağımı giyecektim, ağlaması.

–          Hafta arası “neden önce alt pijamamı çıkardın” diyerek başladığı ağlamasına milyon tane daha bahane bulup ağlayıp durunca anneannesi çaresizlikten oturup ağlamış. Annem ki dünyanın en sabırlı ve sakin insanlarından biridir.

–          Her sabah kahvaltı saatlerinde, kahvaltımı balkonda yapmam kahvaltımı mutfakta yapmam, ağlaması.

–          Sennnn benimmm ağzımı neden o bezle sildin acıttın, ağlaması… Pazara gitmek için kapıya kadar çıktık. Kapıda ağzının kirli olduğunu gördüm ve sildim. Ağlama o kadar uzadı o kadar uzadı ki sinirlerim oynadı pazara gidemedik.

–          Senin yüzünden düştüm, ağlaması…. Odasını ve oyuncaklarını bugüne kadar hep kendi kendine toplar(dı). Bu hafta kırk kere söylememe rağmen bir topu bile yerine koyduramadım. En sonunda yerdeki bir topu aldım kendim top sepetine attım. Topu sepete atmamla birlikte ışık hızı ile bir şey sepeti elimden aldı, bütün topları odanın içine boşalttı. “Ben o topun orda durmasını istiyorum sen alamazsın” diye bana çemkirdi. Geldiği hızla yatağına gitmek istedi. Tabiki yerdeki toplardan birinin üstüne bastı düştü ve başladı ağlamaya…

–          Yüz üstü düştüğü ve canı acıdığı için ağlaması… Bu yeni Berrasu yollarda da tuhaf davranıyor. Sakin sakin yürüyen Berrasu mazi oldu. Bu yeni kız yollarda hoplayıp zıplıyor. Merdivenlerde el tutturmuyor, merdivenleri ikişer üçer çıkıyor, ikişer ikişer atlıyor. Akşam park dönüşü defalarca uyarmamıza rağmen  hoplayıp zıplamaya devam etti. Eve elli metre kala yüzüstü yere yapıştı.. Canım yanıyor diye  başladı ağlamaya. Sonrasında canının acımadığını söyledi ama bin tane bahane buldu saat sekizden ona kadar ağladı.

–          Yatakta üstümü örtme ağlaması…

Ağlamaları daha çok uykusunun geldiği zamanlara denk geliyor… Günler uzadı. Erkenden uyanıyor. Öğleden sonra da uykusu geliyor. Anneannesi masallar anlatıyor, şarkılar söylüyor ama bir türlü uyutamıyor. Uyumayınca da akşam üstüne doğru iyice huysuzlaşıyor. Ben eve döndükten sonra ise huysuzluğu zirve yapmış oluyor.

Tabiki yalnızca bütün meseleyi uykusuzluğa bağlamıyorum. Son günlerdeki davranışlarını okulumuz rehber öğretmeni Gökçe Hanım ile paylaştım. Üç buçuk, dört yaşındaki bir çocuğun bu tür davranışlarının normal olduğunu açıkladı. Bizim evde yaşadığımız bu asileşme durumları eminim birçok evde de yaşanıyordur. Bu yaşlardaki çocuklarda görülen bu ağlama, illaki benim dediğim olacak diretmelerinin sebeplerini de birkaç gün sonra paylaşacağım.

Berrasu’yu bu akşam kaç günün tecrübesi ile ağlatmadan yatırdım. Gecelik altına pijama giymek istemesine dahi hiç ses çıkarmadım. Aradan çok uzun zaman geçti odasından sesler geldi. Odasına şöyle bir gideyim de görüneyim istedim. Kapıdan şöyle bir baktım. Hemen battaniyesinin altına girdi.  Tekrar iyi geceler bir tanem dedim. İyigeceler demek için battaniyeyi araladı. Kapıdan tam gitmek üzereydim ki gözlerinde bir karartı farkettim. Hemen geri döndüm. Battaniyeyi şöyle bir açtım. Aman Allah’ım! Kaç saattir uyudu diye düşündüğüm kızım lacivert keçeli kalemi eline almış. Göz kapaklarından dudaklarına, parmaklarından omuzlarına kadar kollarını, ayaklardan dizlere kadar bacaklarını boyamış. Banyoya götürüp yıkadım. Ama yüzündeki özellikle gözlerindeki boyaları çıkarmak çok zor oldu. Bu gecenin ağlaması da keçeli kalemler yıkanırken oldu…

Blogda genellikle hanım hanımcık Berrasu vardı. Bugünden sonra çılgın Berrasu’nun maceralarını okuyacaksınız gibi görünüyor…

NOT: Berrasu’yu yataktan bu halde görünce sakin sakin banyoya gittim. Sıcak suyu açtım ki banyo ısınsın. Kendi kollarını ve bacaklarını görünce annecim beni yıka, diye ağlamaya başlayan Berrasu’yu sakinleştirmek için cep telefonu ile hemen fotoğrafını çektim. Fotoğraf çekilince nasıl çıktım göster diyen kızım bu defa sakın gösterme dedi.

Reklamlar
GENEL kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: