Berrasu’dan İnciler… Bir Bardak Sıcak Çay…

Pazar sabahı kahvaltı sırası bendeydi. Hemen dışarı çıkalım teklifinde bulundum. Kabul gördü. Kahvaltıdan sonra Berrasu ile parkta uzun süre oyun oynadık. Parkta anne babaları gözlemledim. Çocuğu ile oyun oynayan tek yetişkin bendim. Bütün aileler çocuğunu getirdi. Kendileri kenardaki banklara oturdular. Kardeşleri olan çocuklar kardeşleri ile oynadı. Anne ya da baba arasıra çocuğa gözüm senin üzerinde mesajı vermek için “oraya çıka”, “aşağıya in”, “kardeşine bak” gibi emir cümleleri ile seslendiler. Bazı anne-babalarda çocuğunun yanındaydı. Ama yalnızca çocuğu takip ediyorlardı.

Bir anne çok dikkatimi çekti. Çocuk neşeyle kumlu parka koştu. Kumlarla oynamak için yere eğildiği yerde annenin çığlığı kulaklarımı tırmaladı. “Sakın kumlarla oynama. Üstün kirlenir”… Çocuk  duydu… Duymamak istedi bir hamlede kumları eline aldı. Anne atmaca gibi kumlu alana uçtu. Çocuğu tuttuğu gibi kenara çekti. “Kumla oynamak yok. Kumlara oturma. İstiyorsan salıncağa bin gidelim.”

Bir başka çocuk kaydıraklardan kayarken kaydırağa oturmadan kayma tekniği geliştirmiş. Poposunu kaydırağa koymadı. Çünkü zemini kum olan parklarda kaydıraklarda kum oluyor. Anne o kadar çocuğa kumla oynama, kıyafetlerini kirletmeyi söylemişki çocuk özgürce oyun parkında bile oynayamıyor. Ellerinden, kollarından destek alıp oturmadan kaydı bir kere, annesine koştu. Annesinin onu takdir etmesini bekledi…

Bizde Berrasu ile kumlara sek sek çizgileri çizdik, sek sek oynadık. Berrasu tünel yaptı. Parktan topladığımız ağaç dalları ile resimler yaptık. Saklambaç oynayıp, yakalamaca oynadık… Kıyafeti mi? Evet kirlendi. Ama biz eğlendik. Kirlenen birkaç parça kıyafet yıkanır. Giden çocukluk, birlikte geçirdiğimiz zaman asla geri getirilemez…

Pazar alışverişinden sonra kendime çay demledim. “Berrasu bana biraz müsade et bir bardak çay içeyim” dedim. “Tamam” dedi. O da balkondaki salıncağına oturdu. Sonrasında Ülkü bardağı bile eline alamadan…

B.Anneciğim salıncağımın kemerini bağla.

A. Kanepeden kalktım salıncağı bağladım, yerime oturdum.

B. Anneciğim arabamı ver.

A. Arabasını verdim yerime oturdum.

B. Anneciğim sürpriz çantamı ver.

A. İçine kitap, kalem koymuş kendine hediye hazırladığı kağıt poşeti verdim. Berrasucuğum müsade et bir bardak çay içmek istiyorum.

B. Tamam Anneciğim…. Şeyy noel babamı ver.

A.Ya sabır… Al Berrasu! Noel babasını verdim yerime oturdum.

B. O çubuğuda ver bana anneciğim.

A. Al Berrasu çubuğunu da al!

B. Anneciğim bişey istemeyeceğim sen çayını iç. Ama bu arada pis pis gülüyor. Yaptığını biliyor.

Bardağı elime aldım bir yudum içtim.

A. Kırk kere kaldırdın beni Berrasu çayım buz gibi olmuş. Altı üstü bir bardak çay içecektim.

B. Annecim sen soğuk çay sevmezsin. Salıncağımın kemerini aç ben inecem. Şimdi oyun oynamalıyız. Sen çayını içtin. Ben bekledim çünkü…

Çayı içemedim. Bir önceki postta yazdığım tahta parçaları ile oynadık.

(NOT : Kartal organik pazar eğitim çadırında “Çanakkale Savaş Malzemeleri Müzesi” var. Çocuklarınızla birlikte kesinlikle gitmelisiniz…)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Reklamlar
BERRASU ADA kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: