Çocuğum Dışarda Kaybolursa…

Biraz fazla tedbirci bir insanım. İnsanız her türlü olay bizlerin başına gelebilir. Yıllar önce üniversiteye giderken cep telefonum yoktu. Sokakta başıma birşey gelirse aileme haber verilmesi için çantamda veya cüzdanımda bulunması için “acil durum kartı” hazırlamıştım. Kartın üstüne ACİL DURUMLARDA LÜTFEN HABER VERİNİZ! yazmıştım. Yıllar içinde bu kart benim ayrılmaz bir parçam oldu. Sürekli çantamda cüzdanımda bulundurmaya başladım. Kart yıllar içinde değişikliğe uğradı. Son halinde Eşim Volkan’ın, annemin babamın, kardeşimin telefon numaraları yazılı. Çevremizde kötü anlarda hepimize yardım etmeye çalışacak iyi insanlar olduğunu da unutmayalım …

Sokakta Berrasu’yu kaybedersem ya da bize birşey olursa çocuğum ne olacak?  sorusu bir süredir beynimi kemiriyor. Kendi kendime çözümler bulmaya çalışıyordum.

Blogcu Anne Elif birkaç gün önceki yazısında oğlu Deniz’i gittiği alışveriş merkezinde kaybettiğini ve buluncaya kadar yaşadıklarını anlatmıştı .

…Seslenmeye başladık, ses yok. Ben çocukları kaptım, Doğan hızlı hızlı aranmaya başladı. Deniz, Deniz diye bağırıyoruz, yok. O kadar kısa süre içinde nasıl, ne kadar uzaklaşmış olabilir, anlamak imkansız. Hemen Target’ın klasik kırmızı t-shirt’lü görevlilerinden birini buldum. “Oğlumu bulamıyorum” dedim. Bana neye benzediğini sordu. Beş yaşında, üzerinde sarı, kapşonlu bir sweatshirt var dedim. Anında telsizine yöneldi. “Code yellow. Code yellow. We’re looking for a five year old boy. He’s wearing a yellow, hooded sweatshirt” (Sarı alarm. Sarı alarm. 5 yaşında bir erkek çocuğunu arıyoruz. Üzerinde sarı, kapşonlu bir sweatshirt var) dedi. O anonsu telsizden yapınca benim kanım dondu. Olay gerçek olmuştu: Deniz kayıptı.

Bir anne düşünün  az önce yanındaki çocuğu bir bakıyor ki yanında değil… Allah kimseye o anı yaşatmasın demekten başka bir söz aklıma gelmiyor. Elifcim çok geçmiş olsun… Elif’in yazısını ve yorumları okuyunca hem birçok bilgi edindim hem de daha da korktum. Amerikadaki alışveriş merkezlerindeki güvenlik sisteminin çalışmasını öğrenince bizim alışveriş merkezlerinin güvenliğini düşününce daha da tedirgin oldum.

Birkaç hafta önce babam sokakta rahatsızlanmış ve acilde olduğu haberini almıştık. O gün babam Berrasu’yu parka götürmekten son anda vazgeçmiş. Eve giderken de rahatsızlanmıştı. O gün kendi rahatsızlığından çok “ya Berrasu benimle olsaydı ne olurdu?” diye sürekli bunu düşünüyordu.

Çocuğum sokakta tek başına kalmak zorunda kalsa ne yapabilir? Gerçekten böyle bir soruya verecek cevabımız olmadığını farkettik.

Berrasu adını soyadını, anne-baba-dede-anneanne-babaanne-dayı isimlerini, ev adreslerimizi biliyor. Yanındaki yetişkinden uzaklaşıp kaybolsa ya da yetişkin rahatsızlansa üç yaşındaki kızımın ağlamaktan başka birşey yapamayacağını, bütün bu bilgileri kullanamayacağını düşünüyorum.

Sokakta tanımadığı insanlardan yiyecek almamasını, tanımadığı kişilerle hiçbir yere gitmemesini, sokakta kaybolursa polisten yardım istemesi gerektiğini sürekli hatırlatıyorum.

Evimizin emniyet müdürlüğüne çok yakın olmasının avantajlarını da kullanıyorum. Babam da emekli komiser olduğu için emniyet çalışanlarına karşı bir sempatim var. Emniyet müdürlüğünün önündeki nöbetçi polis memurlarına selam verip hal hatır sorarım. Berrasu’nun da polise sempatisi olmasını, onların bizim güvenliğimiz için çalıştığını bilmesini istiyorum. Her sokaktan geçişimizde “yardıma ihtiyacın olduğunda bak bu kıyafetteki polis abla ve abilerden yardım isteyeceksin, seni polis merkezine götürmelerini isteyeceksin” diye söylüyorum.

Telefon numarasını kendi kendine çevirmeyi öğretiyorum. Önce ev telefonunun tekrar tuşuna basarak aramayı öğrettim. (Ev telefonundan kimseyi aramadığımız için tekrar tuşuna basmayı öğrettim.) Şimdi de anneannesinin telefon numarasını kendisi tuşlayarak aramasını çalıştırıyorum. Özellikle telefon numarası öğretirken tek tek rakam söylüyorum. Örneğin telefon numarası 999 99 99 olsun. Dokuz yüz doksan dokuz, doksan dokuz, doksan dokuz şekliden değil. Dokuz dokuz dokuz, dokuz dokuz, dokuz dokuz şeklinde öğretiyorum. Rakamları tanıdığı için bakarak aramasını da çalıştırıyorum.

Evde acil bir durum olursa, yardıma ihtiyacın olursa 155  (1-5-5 bir beş beş) i araman gerekir diye söylüyorum. Acil durum kavramını henüz kavrayamıyor. Anne-baba-anneanne evde hastalanırsa senin yardım etmen gerekir şeklinde açıklıyorum.

Evden dışarı çıkarken iletişim bilgilerini sürekli yanında bulundurması için bir kart hazırladım. Plastik kartvizit şeklinde bastıracağım. Kartın üstünde ulaşılması gereken kişilerin telefon ve adreslerini yazdım. Ulaşılacak kişileri anne, baba, anneanne, dede, babaanne, dede ve dayı olarak belirledim. Hem ev ve cep telefon numaralarımızı hem de adreslerimizi yazdım.

Elif’in blogundaki yorumlardan birkaç tanesi çok dikkatimi çekti.

– Çocuk kaybolduğunda avazı çıktığı kadar bağırmalı ve etrafına birden fazla kişi toplanmasını sağlamalıymış. Anne-babasının telefonunu aramalarını sağlamalıymış. Güvenlik üniforması rahatlıkla kiralanabildiği için çocukların üniformalıların elinden tutup gitmemesi gerektiği öğretilmeliymiş…

– Çocuğa alışveriş merkezinde veya sokakta kaybolduğunda yanında çocuğu olan kadınlardan yardım istemesi gerektiği öğretilmeliymiş…

– Çocuğun boynuna düdük takılarak kaybolduğunda  bu düdüğü çalması önerilmişti.

– Çocukların üstüne “mommy i’m here” cihazı takılması önerilmiş.

Bizim başımıza gelmez diye düşünmeyelim. Çocuklarımızın güvenliği için kendi tedbirlerimizi alalım.

♦ Çocuklarımıza adını soyadını öğretelim…

♦ Anne baba adını soyadını öğretelim…

♦ Aileden ya da acil durumda ulaşılabilecek kişilerin adını soyadını öğretelim…

♦  Ev adreslerimizi öğretelim…

♦  Anne baba ve bir başka büyüğün telefon numaralarını öğretelim…

♦  Çocuğumuzla evden çıkarken yanında anne-baba adı soyadı ve telefon numarası yazdığımız bir not kağıdı bulunduralım…

♦  Sürekli yanında bulundurması için telefon numaranız ve adresiniz yazılı bir kart hazırlayıp pvc ile kaplatalım…

Çocuğumuzun yaşına uygun olarak Polis yardım 155, acil yardım 112, itfaiye 110 gibi acil durumlarda ulaşılacak numaraları öğretelim…

Allah çocuklarımızı her türlü kötülükten korusun…

(NOT:Bir sonraki yazımda da güvenliğimizden sorumlu polislerin web çocuk dostu web sitelerini paylaşacağım…)

Reklamlar
ÇOCUK EĞİTİMİ kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bir Yanıt to “Çocuğum Dışarda Kaybolursa…”

  1. Çocuklar İçin Çok Önemli Güvenlik Kuralları | Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog Says:

    […] 1. Evden dışarı çıkmadan çocuğunun boynuna bir düdük tak. Acil durumda bu düdüğü sürekli çal. ben seni bulurum. 2. Çocuğuna acil durum kimliği hazırla pvc let. Evden dışarı çıkmadan onu çocuğunun cebine koy ya da sevimli zincirle boynuna as. Kimlik çocuk adı soyadı. anne baba adı, acil durumda anne baba güvenilir iki büyük ebeveyninin tlf numaraları, varsa çocuğun özel hastalık vs durumu yazılı olan bir kimlik hazırla. Ben kızım Berrasu’ya bebekliğinde hazırlamıştım. Hep yanında olur. 3. Beni kaybedersen “yerinden hiç kıpırdama” ben seni bulurum bilgisi verilmeli. 4. (Üniformalı konusu tartışmalı bir konu olduğunu düşününce başka yöntem oluşturmaya çalışmıştım kendi kendime.)Kaybolunca sana yardıma gelenlerle bir yere ASLA gitme ama yanında çocuğu olan bir kadına kimliğini ver bizi telefonla aramasını söyle diye öğretmiştim. Ne kadar doğru bilmiyorum ama birine güvenmek zorundaysam yanında çocuğu olan bir anneye o bilinmez anımda güvenmek zorundayım mantığı ile bunu düşünmüştüm. 5. Her çocuk kendi ana dilinde yardım istemeli. Eğer yabancı bir ülkede yaşıyorsan “anne” diye seslenen çocuğunun sesini sen duyarsın. Çocuğum Dışarıda Kaybolursa […]


Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: