Berrasu’dan İnciler… Aradan Çıkardım ve Saçmalık…

Bugünlerde Berrasu’nun kullandığı birçok deyimi ağzım açık hayretlerle dinliyorum.Kendimi ya ” Bu lafı da nereden öğrendin?” diye sorarken ya da kendi kendime gülümserken buluyorum.

Cuma akşam Berrasu’yu odasına yatırdım. Çayımı demledim. Televizyonu açtım biraz zaplayayım, biraz uzanayım istedim. Berrasu uyumuştur artık diye içimden geçirdim. Az sonra Berrasu’nun sesi gelince irkildim. Ayyy daha uyumamış diye düşündüm anında.

B. Annecim yanıma gelll!

A. Ne oldu kızım?

B. Banyodayım anne.

A. Banyoda ne yapıyorsun? (Banyoya doğru yürümeye başladım.)

B. Kaka yaptım anneciiimmm gel altımı sil.

A. Sen daha uyumadın mı Berrasu?

B. Hayır uyumadım annecim. Boş boş oturuyordum. Geldim kakamı yaptım. Aradan çıksın istedim.

Ben onu yatakta bırakmışım uyusun diye. Hanımefendi neler düşünmüş. Boş boş oturmayayım, aradan bir iş çıkarayım diye düşünmüş. İfade etme şekline hayretler içinde baka kaldım.

Saçmalık…

Bugün Berrasu’yu tam uyuturken sokaktan gelen seslerden dolayı uyumadı. Öğlen uyumayan Berrasu akşama doğru o kadar huysuz oluyor ki bir Berrasu gidiyor, bin Berrasu geliyor. Biraz dışarıya çıkarayım da hem hava alsın hem de küçük bir alışveriş yapalım istedim. Organik pazara muz almaya gidelim dedim. Hazırlandık. Yanımıza iki tane oyuncak aldık. Bu ara dışarı çıkarken illaki en az bir parça oyuncağı yanımıza alıyor. Pazar gittik. Akşam üzeri olduğu için muz bitmiş. Hiçbir tezgahta muz kalmamış. Ahhaaaa! sorun başladı.

“Muz isterim” diye tutturdu. Markete gidip oradan alalım teklifimi kesinlikle ağlayarak reddeddi. Organik pazar muzunu istiyormuş, market muzu istemiyormuş. Birşekilde ikna ettim markete gidip muz aldık. Tam sorunsuz eve dönüyorduk. Nerden geldiyse aklıma geldi. Berrasu’nun resim defteri bitmişti. Haydi sana resim defteri alalım ama kesinlikle kitapçıdan başka birşey almayacağız diye tembihledim. Kabul etti. Saf saf inandım.

Yeni bir kitapçı açılmıştı üst katlarını görmemiştim bir bakayım istedim. Yukarı çıkınca tutturdu bir basit yazı tahtasını al diye. Bende onlar yerine eve büyük mıknatıslı bir yazı tahtası alma girişiminde olduğum için isteğini kabul etmedim. Bir başladı ağlamaya sanki etini koparmışlar. Ağladı, ağladı, ağladı… Aşağıya inince çoktan beri istediği şemsiyeleri almayı teklif ettim. Kabul etti, aldık.

Eve geldik. Akşam sokak lambaları yanınca televizyondaki programları başlıyor. Televizyonu açtırmak istiyor. Ben de açmayacağım çünkü sen çarşıda gereksiz gereksiz ağladın dedim.

B. Özür dilerim annecim. Bir daha asla ağlamayacağım.

A. Sen sürekli söz veriyorsun ama çarşıda her defasında ağlıyorsun.

B. Çok özür dilerim annecim. Bir daha asla ağlamayacağım.

A. Hayır özrünü kabul emiyorum.

B. Ama nasıl olur. Bütün çocuklar yapar yapar, annelerinden özür diler ve anneleri de kabul eder. Senin yaptığın saçmalık.

Kurduğu cümleye baktım. Gülümsememek için kendimi kastım.  Bu kız daha henüz üç yaşını doldurmadan bu cümleleri kuruyor. Eminim birçok anne baba da kendi çocuklarının cümleleri karşısında benim gibi hayretler içinde kalıyordur.

Reklamlar
BERRASU ADA kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: