Farklı Bilinçteki Anne-Babalar

Okul öncesi eğitimin önemi sürekli anlatılıyor. Yalnızca biz eğitimli insanları mı ikna ettiler okul öncesi eğitimin önemi konusunda. Ya da yalnızca bir grup insan mı okul öncesi eğitimin önemini anladık. Hatta hatta sadece çok az kişi mi dinledik anlatılanları…

Çevremdeki annelere bakıyorum ne kadar çok bilinçliyiz. Çocuk kararı veren anne-babaya o gün bir bilinç geliyor. Benim tanıdığım anne-babalarda akla hayale gelecek herşeyde (hamilelik, doğum, beslenme, oyuncak alımı, doktor seçimi, okul seçimi…) bir araştırma ve daha da iyisine ulaşma duygusu var. Bu benim çevremdeki tanıdığım anne babalar.

Bir de önceden tanımadığım ama mesleğimden dolayı tanıştığım anne-babalar var. Bunlarda hem sınıfımdaki hem de okulumuzun diğer birinci sınıflarına başlayan velileri anne-babaları…

Çocuğuna okul öncesi eğitim aldırmayı aklından bile geçirmemişler. Çocuğuna bir sulu boya, bir başka boya, hatta bir kalem verip bir kağıda çizgi dahi çizdirmemişler. Çocuğun eline bir oyun hamuru vermemiş kendi yoğurduğu hamuru bile çocuğa veripte oynatmamış annelerle tanıştım.

Kendi canından bile çok sevdiği çocuğunu televizyonun karşısına koymuş kendi de evinin işine gücüne bakmış. “Televizyon seyretmeyi çok seviyor Hoca Hanım ne yapalım?” diyor. Bende “çocuk bakıcısı televizyonu” açıp iki dakika rahat nefes almayı bilirdim. Televizyonun zararını bir tek ben mi okudum, dinledim de 26 ay çocuğuma kesinlikle televizyon izlettirmedim. İzlettirmediğim için pişman mıyım? Hayır pişman değilim. Asıl pişmanlığım sınırlı bile olsa gün içinde çizgi film izlettirmeye başlatmış olmak. Keşke yirmi altı ay değil kırk altı ay izlettirmeseydim.

Kendince çok mantıklı bir açıklaması var. “Ekonomik durumumuz iyi değil Hoca Hanım. Evde kardeş(ler)i var. Onlarla oynuyor diye anaokuluna göndermedik” diyor . Anne-babanın gözünde anasınıfı yalnızca para harcanan ve çocuğun oyun oynadığı bir yer. Oyun oynayacak kardeşi varsa anasınıfına gerek bile yok.

Resmi olarak okula başlama yaşı altı. Ama biyolojik olarak 6 yaşında olması çocuğun okula başlaması için yeterli değilki. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişimi hazır olmayan bir çocuğu okula başlatmak  okul yaşamının en başından başarısızlığa mahkum etmek demektir.

Öğrenci kalem tutmakta zorluk yaşıyor, fiziksel olarak yaşıtlarından çok küçük kalmış. Davranışları yaşıtlarından çok geride ama babayı ikna edemiyoruz çocuğunun okula başlamaması konusunda. Anne zaten gariban. “Ben hiç okula gitmedim ki siz ne diyorsanız o doğrudur ama babası bana sen karışma dedi” diyor. Ne kadar acı. Bir annenin çocuğu hakkında karar verme hakkı yok. Bir baba da işin uzmanlarını (öğretmen,rehber öğretmen) değil de “okula başlasın” dediği için komşularını dinliyor. Bilinçsizce verdiği kararın çocuk üzerindeki etkisini düşününce insan olarak üzülmemek elde değil…

Öğrencilerim eski yıllardaki öğrencilerime göre çok daha çabuk sıkılıyorlar. Eline aldığı bir çalışmaya henüz başlamadan “ben sıkıldım” diyecek kadar çabuk sıkılıyorlar.

Benim gözümde her çocuk değerlidir. Anne-babası ya da imkanları ne olursa olsun her çocuk eşittir.. Her çocuğa eşit koşullar yaratmak için öğretmenlik yapıyorum…

Reklamlar
İLKÖĞRETİM kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: