İç Çocuğunla Buluşuyor musun?

  • “Ayyyy! Çok güldük inşallah başımıza bir şey gelmez” sözünü sık kullananlardansın.
  • Çocuk dışarıda oynamak için annesinden izin isteyince çocuğun annesi “Evin bütün işini nasıl olsa ben tek başıma yaparım, sen kendinden başkasını düşünmeyen bencil bir çocuksun, haydi git oyna” biçiminde cevap verenlerdensin.
  • Çocuk bir sebepten dolayı ağlarken, ağlayan çocuğa, “Zırlayıp durma, kes sesini, yoksa tokadı yersin” diyen ana-babalardansın…
  • Çocuğu ile aynı odada televizyon seyreden babanın, çocuğu ona bir şey sorduğunda “Sus bir şey sorma; görmüyor musun televizyon seyrediyorum” diye cevap verenlerdensin…
  • “Ben sana emek veriyorum. Büyüyüp evlenince beni unutursun, elin kızını seversin, anneni köşeye atarsın!” diyen annelerdensin…

Hepimizin farklı öğrenme tercihleri vardır. Kimimiz kitap okuyup, seminerlere katılıp hayatımızda yeni bir pencere açılmasını sağlarız.

Kimimiz kitap okumayı sevmez ama uzmanların televizyondaki programlarını hiç kaçırmayız. Her seferinde kendi kendine ‘Ben de bu adamın/kadının kitabını alayım da okuyayım’ der ama almayız. Bazen de gider alır ama okumayız.

Teknoloji gelişti kitaba ne gerek var internette şöyle bir gezinir her şeyi öğrenirim’ deriz.

Çoğunlukla da arkadaşla, akrabayla, komşuyla sohbet ederken, dertleşirken, dedikodunun belini kırarken öğrenmeyi tercih ederiz.

Ben öğrenme yöntemi olarak okumayı tercih edenlerdenim. Duyduğum bilgiyi de içselleştirmeden önce farklı düşüncelerle karşılaştırıp bana en uygun olanı benimsemeye çalışırım. Yemek tarifi bile alsam benleştiririm. Tarife göre bir defa yaparım ama sonra malzemeleri damak zevkime göre değiştirir hafif rötuşlar yaparım.

Konu insan olunca vazgeçilmez ve güvendiğim birkaç uzman kaynağım vardır. Psikolojiyle, insan yetiştiren bir mesleğe girmeden önce de ilgiliydim. Ama işim gereği çocuk eğitiminin içinde olunca biraz daha ilgilenir oldum. Ama Berrasu doğunca daha, daha, hatta daha fazla ilgilenir oldum.

Çocuğumuzun her türlü sorunu ile ilgileniyoruz. Onlara asla zarar gelsin istemiyoruz. Ama bazen öyle basit davranışlarla çocuklarımızın ruhunu incitiyormuşuz ki… İnsanın ruhunu incitmek çok kolaymış. ‘İnsanın ruhunu incitmek’ sözünü ondan öğrendim. Kimden mi?

Herkesin bir şekilde tanıdığı biri. Adını söylediğimde aklından geçen ilk yorum “Ağzından bal damlayan hoca” olma ihtimali çok yüksektir: Doğan Cüceloğlu.

Ben Doğan Hoca’nın çoğu kitabını okudum. Arada sanki yeni satın almış da, ilk defa okuyormuş gibi eski kitaplarımı yeniden okurum. Her okuduğumda farklı konular dikkatimi çeker. Sık sık da internet sitesine http://www.dogancuceloglu.net girer bizimle ne paylaşmış diye bakarım.

Bugünlerde “İçimizdeki Çocuk” kitabını tekrar okudum. Hatta uygulamalarını yapma kararı aldım. İçinde yetiştiğimiz ailenin ve yakın çevrenin, bizim iç dünyamızı, şimdiki duygu, düşünüş ve davranışlarımızı nasıl etkilediğini anlatıyor kitap. Aile ve yakın çevre olarak, Berrasu üzerinde bilmeden olumsuz etkiler bırakmamak için tekrar okudum. Fırsat buldukça da eşim, annem-babam ve diğer arkadaşlarımla paylaşıyorum.

Önceki okuduğumda yalnızca bir kitaptı. Ailemin ve çevremin üzerimdeki etkilerini şöyle bir düşünmüştüm. Ama bu defa içselleştirmek için okudum. Çünkü içimdeki İç Çocuk ve İç Ana- Baba ilişkilerinde çatışmalar oluyorsa ben sağlıklı bir birey yetiştiremem. Ülkü’nün iç dünyasındaki denge, ahenk ve uyum sağlanmışsa çevreye faydası olur.

Eksikliklerimi fark ettim. Yanlışlarımı fark ettim. Bende ki İç Çocuk ve İç Ana-Baba çatışırsa karşımdaki insanın ruhunu incitmenin daha çok olacağını tekrar fark ettim.

  • Kendi bütünlüğünü tamamlamış bireylerin sağlıklı bir aile kurduğunu…
  • Sağlıklı ailede yetişen bireylerin içten denetimli, sağlıksız ailelerde yetişen bireylerin dıştan denetimli olduğunu…
  • ‘Dıştan denetimli bir çocuğum olmasın’ diyen her anne-babanın önce kendini fark etmesi gerektiğini… biliyor musun?

Unutma zincirin birinci halkası SENsin.

Not: Yazımın başlangıcındaki maddeler Doğan Cüceloğlu’nun “İçimizdeki Çocuk” kitabından dikkatimi çeken birkaç paragraftan alıntıdır.

Remzi Yayınevi                    

İlk Basım Yılı: 1992

256 sayfa

ISBN:9751403642

Reklamlar
KİTAPLAR kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: